GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Hüsnü Çelebi
YAZARLAR
6 Temmuz 2026 Pazartesi

Kordoba: Bir ?ehrin haf?zas?nda medeniyetler

Kordoba sokaklar?nda yürürken insan?n akl?na ilk gelen ?ey, bu ?ehrin kaç medeniyete ev sahipli?i yapt???d?r. Çünkü burada her ta??n alt?nda ba?ka bir ça?, her kemerin ard?nda ba?ka bir hikâye sakl?d?r.

Bugün dünyan?n dört bir yan?ndan milyonlarca insan? kendine çeken Kordoba Camii, asl?nda çok daha eski bir geçmi?in üzerine yükselir.

Kordoba'n?n hikâyesi Roma ?mparatorlu?u döneminde ba?lar. MÖ 2. yüzy?lda Romal?lar taraf?ndan önemli bir idari merkez hâline getirilen ?ehir, zamanla Hispania eyaletinin en zengin kentlerinden biri oldu. Bugün hâlâ ayakta duran Roma Köprüsü, bu dönemin en görkemli miraslar?ndan biridir. Ünlü Romal? dü?ünür Seneca da bu ?ehirde do?du ve fikirleri yüzy?llar boyunca Avrupa dü?üncesini etkiledi.

Roma ?mparatorlu?u'nun zay?flamas?yla birlikte Kordoba, 5. yüzy?lda Vizigotlar?n yönetimine geçti. Hristiyanl???n güç kazand??? bu dönemde ?ehir önemini korudu ancak eski ihti?am?n? büyük ölçüde kaybetti.

711 y?l?nda ise tarih yeniden yön de?i?tirdi. Kuzey Afrika'dan gelen Müslüman ordular? ?ber Yar?madas?'na ula?t? ve k?sa süre içinde Kordoba yeni bir döneme girdi. Birkaç on y?l sonra I. Abdurrahman, Do?u'da y?k?lan Emevî Devleti'nin ard?ndan Endülüs'e gelerek burada yeni bir devlet kurdu ve Kordoba'y? ba?kent ilan etti.

785 y?l?nda temelleri at?lan Kordoba Camii, yaln?zca bir ibadet yeri olarak de?il, yeni medeniyetin simgesi olarak yükselmeye ba?lad?. Sonraki hükümdarlar yap?y? büyüttüler; bugün hayranl?k uyand?ran k?rm?z?-beyaz kemerler, sütunlar ve e?siz mihrap bu uzun in?a sürecinin ürünüdür.

?ehir özellikle III. Abdurrahman ve II. Hakem dönemlerinde alt?n ça??n? ya?ad?. O y?llarda Kordoba'n?n nüfusunun yüz binleri a?t???, Avrupa'n?n en büyük ?ehirlerinden biri oldu?u anlat?l?r. Geceleri ayd?nlat?lan caddeler, hamamlar, su ?ebekeleri, hastaneler ve yüz binlerce kitaba sahip kütüphaneler, buray? yaln?zca Endülüs'ün de?il, dönemin dünyan?n da en önemli kültür merkezlerinden biri hâline getirdi.

Belki de Endülüs'ü farkl? k?lan en önemli özellik, farkl? inançlar?n uzun süre ayn? ?ehirde ya?ayabilmi? olmas?yd?. Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler her zaman tamamen e?it ?artlarda ya?amam?? olsalar da, özellikle bilim, ticaret ve kültür alan?nda birbirlerini besleyen ortak bir hayat kurdular. Ayn? çar??larda al??veri? yapt?lar, ayn? sokaklarda ya?ad?lar, ayn? ?ehirde ilim ürettiler.

Bu atmosfer, tarihe yön veren isimler yeti?tirdi. Büyük cerrah El-Zehrâvî cerrahiyi yeni bir seviyeye ta??d?. Filozof ?bn Rü?d, ak?l ve felsefe üzerine yapt??? yorumlarla Avrupa üniversitelerini etkiledi. Yahudi dü?ünür ve hekim Musa bin Meymun ise dinler aras? dü?ünce dünyas?n?n en önemli isimlerinden biri oldu. Burada üretilen bilgiler Latinceye çevrilerek Avrupa'ya ula?t? ve daha sonra Rönesans'?n fikrî altyap?s?na katk? sa?lad?.

Fakat tarihin ak??? hiçbir zaman tek yönlü de?ildir.

Kuzeydeki Hristiyan krall?klar?n?n yüzy?llar boyunca sürdürdü?ü mücadele, tarihe Reconquista ad?yla geçti. Küçük krall?klar zamanla güçlendi ve Endülüs ?ehirleri birer birer el de?i?tirmeye ba?lad?.

1236 y?l?nda Kordoba, III. Fernando taraf?ndan fethedildi. Kordoba Camii kiliseye çevrildi ve daha sonraki yüzy?lda yap?n?n tam ortas?na büyük bir katedral in?a edildi. Bugün ayn? binan?n içinde hem ?slam mimarisinin zarafeti hem de Hristiyan sanat?n?n izleri yan yana görülebilir.

Ancak fetih, yaln?zca binalar?n i?levini de?i?tirmedi; insanlar?n hayat?n? da de?i?tirdi.

Önce belirsizlik, ard?ndan korku ba?lad?. Birçok Müslüman aile, daha güvenli gördükleri Granada'ya veya Kuzey Afrika'ya göç etti. Yüzy?llard?r bu ?ehirde ya?ayan Yahudi toplumu da giderek artan bask?larla kar?? kar??ya kald?.

1492 y?l?nda Elhamra Saray?'n?n teslim olmas?yla Reconquista tamamland?. Ayn? y?l yay?mlanan Elhamra Ferman? ile Yahudiler ya Hristiyan olmay? kabul edecek ya da ülkeyi terk edecekti. Binlerce aile evlerini, dükkânlar?n? ve hat?ralar?n? geride b?rakarak Osmanl? topraklar?na, Kuzey Afrika'ya ve Akdeniz'in farkl? limanlar?na s???nd?.

Müslümanlar için de benzer bir süreç ya?and?. Önce dinlerini ya?amalar? s?n?rland?r?ld?, ard?ndan zorla vaftiz edilmeler ba?lad?. Arapça konu?malar?, geleneksel k?yafetleri ve kültürel kimlikleri yasakland?. Hristiyanl??? kabul etmek zorunda kalanlara "Moriskolar" denildi; ancak bu da onlar? ?üpheden kurtaramad?. Sonunda 1609-1614 y?llar? aras?nda yüz binlercesi ?spanya'dan sürgün edildi.

Bugün Kordoba'n?n eski mahallelerinde dola??rken, beyaz badanal? evlerin ço?unun yüzy?llar önce bamba?ka ailelere ait oldu?unu dü?ünmeden edemiyor insan. Sahipleri de?i?mi?, avlularda konu?ulan diller de?i?mi?, ibadet sesleri de?i?mi?; fakat ta? duvarlar bütün bu de?i?imlere sessizce tan?kl?k etmeye devam etmi?.

Kordoba bana ?unu hat?rlat?yor: Bir medeniyeti yaln?zca in?a etti?i görkemli yap?lar de?il, farkl? insanlar? bir arada ya?atabilme kabiliyeti büyütür. Ayn? ?ekilde bir medeniyetin çökü?ü de sadece sava? meydanlar?nda de?il; kom?ular?n birbirine yabanc?la?t???, korkunun güvenin yerini ald??? günlerde ba?lar.

Bugün Kordoba Camii'nin kemerleri alt?nda dola??rken insan, sadece ta?lara bakm?yor. Roma'n?n miras?n?, Vizigotlar?n izlerini, Endülüs'ün ilimle yükselen y?llar?n? ve Reconquista'n?n (yeniden fetih)ard?ndan ya?anan ac?lar? ayn? çat? alt?nda görüyor. Belki de bu yüzden Kordoba, sadece ?spanya'n?n de?il, bütün insanl?k tarihinin en önemli haf?za ?ehirlerinden biri olmaya devam ediyor.