?"Bazen kaybetti?imizi sand???m?z her ?ey, bir yazar?n cesurca kurdu?u tek bir cümlede saklanarak bizi bekler."
?Eylül ay?n?n o hafif hüzünlü, sar?mt?rak ????? çal??ma masama dü?erken, kelimelerle olan tuhaf ve bitmek bilmeyen hesab?m? dü?ünüyorum. Yazmak, bir nevi dünyan?n gürültüsüne kar?? kendi sessizli?ini in?a etme çabas?d?r. ?ehrin sokaklar?nda, kornalar?n ve tela?l? ad?mlar?n aras?nda kayboldu?umda s???nd???m tek liman, iyi bir anlat?c?n?n yaratt??? o güvenli dünyalar oluyor.
?Geçti?imiz günlerde, çal??ma odam?n o tan?d?k da??n?kl??? içinde gözüm kitapl???mdaki bir klasi?e, Gabriel García Márquez’in Yüzy?ll?k Yaln?zl?k adl? o efsanevi roman?na tak?ld?. ?tiraf edeyim, bu kitab? her elime al???mda ayn? ürpertiyi hissederim. Macondo kasabas?n?n bitmek bilmeyen yaln?zl???, asl?nda modern insan?n beton bloklar aras?nda kendi yank?s?n? arama çabas?ndan pek de farkl? de?il. Márquez’in o büyülü gerçekçili?i, gündelik hayat?n monotonlu?una o kadar zekice s?z?yor ki, okurken kendi s?radan hayat?n?zdaki gizli büyüleri fark etmeye ba?l?yorsunuz.
?Bizi rutinlerimizin d???na ç?karan tek ?ey romanlar de?il elbette. Sineman?n o karanl?k ve dürüst salonlar?nda da benzer yüzle?meler ya??yoruz. Geçti?imiz hafta sonu, Nuri Bilge Ceylan'?n Kuru Otlar Üstüne filmini yeniden izleme f?rsat? buldum. Ceylan’?n kameras?, Anadolu'nun karl? ve uçsuz bucaks?z beyazl???nda dola??rken, asl?nda insan?n kendi içindeki o so?uk ve a??lmaz mesafeleri kadraja al?yordu. Yönetmenin ta?ran?n can s?k?nt?s? üzerine kurdu?u o çarp?c? diyaloglar, bir yazar olarak bana karakter yaratman?n, sessizli?i konu?turman?n ne kadar güçlü bir araç oldu?unu bir kez daha hat?rlatt?.
?Günümüzde hikâyeler çok h?zl? tüketiliyor. Sosyal medyan?n o 15 saniyelik görsel bombard?man? içinde, derinlikli bir metne ya da uzun plan bir sahneye tahammülümüz kalmad? sanki. Oysa Matt Haig, son dönemde çok konu?ulan Gece Yar?s? Kütüphanesi adl? roman?nda hepimize çok basit ama sars?c? bir ?ey soruyor: Pi?manl?klarla dolu bu hayat?n d???nda, ya?amad???m?z di?er ihtimaller bizi gerçekten mutlu eder miydi? Hayat?m?zdaki "ke?ke"lerin say?s?n? art?rmak yerine, elimizdeki o tek hikâyeye, kendi hikâyemize daha s?k? sar?lmam?z gerekti?ini yüzümüze vuruyor.
?Sanat?n o iyile?tirici taraf?na daha çok ihtiyac?m?z olan günlerden geçiyoruz. Size önerim, bu aralar sadece h?zl?ca kayd?rd???n?z ekranlar? bir kenara b?rak?n. Gerçek bir kitaba, mürekkep kokusuna dokunun veya sizi kendi yaln?zl???n?zla yüzle?tirmekten korkmayan bir yönetmenin filmiyle ba? ba?a kal?n. Dünyan?n tüm o anlams?z ko?turmacas? içinde, sadece size ait olan o yava? ritmi yeniden ke?fedeceksiniz.
?Hayat da t?pk? yaz?lmay? bekleyen bo? bir sayfa gibidir; onu nas?l dolduraca??n?z, hangi kelimeleri seçece?iniz tamamen sizin cesaretinize kalm??. Kaleminizi elinize al?n ve kendi kurgunuzun hakk?n? verin.