Granada'n?n üzerine çöken ak?am güne?i, Sierra Nevada Da?lar?'n?n eteklerindeki k?z?l surlar? ayd?nlat?rken insan ister istemez ayn? soruyu soruyor: Bir saray nas?l olur da sekiz yüz y?l sonra bile konu?maya devam eder?
Alhambra'n?n cevab? sessizdir. Çünkü o, ta?la yaz?lm?? bir medeniyet hikâyesidir.
Ad? Arapça "el-Hamrâ", yani "K?z?l Kale" anlam?na gelir. Güne?in k?z?l renge boyad??? surlardan dolay? bu isim verilmi?tir. Ancak bugün o k?z?ll?k yaln?zca ta??n de?il, tarihin de rengidir.
711 y?l?nda Tar?k bin Ziyad'?n ?ber Yar?madas?'na ayak basmas?yla ba?layan Endülüs medeniyeti, birkaç yüzy?l içinde dünyan?n en parlak uygarl?klar?ndan birini kurdu. Kurtuba'n?n sokaklar? ayd?nlat?l?yor, hastaneler ve kütüphaneler Avrupa'n?n dört bir yan?ndan gelen bilim insanlar?n? a??rl?yordu. ?bn Rü?d felsefeyi yeniden yorumluyor, Musa bin Meymun t?bb? geli?tiriyor, matematikçiler ve mühendisler yeni ufuklar aç?yordu.
Ancak tarih, hiçbir medeniyete sonsuzluk vaat etmez.
1212'de Las Navas de Tolosa yenilgisinden sonra Müslüman hâkimiyeti giderek darald?. Kurtuba dü?tü, Sevilla dü?tü ve geriye yaln?zca Granada Emirli?i kald?. ??te Alhambra, bu son Müslüman devletin kalbi olarak yükseldi.
1238 y?l?nda Nasrî Hanedan?'n?n kurucusu I. Muhammed bin Nasr, Granada'n?n hâkim tepesinde yeni ba?kentini in?a etmeye ba?lad?. Ondan sonra gelen hükümdarlar yakla??k iki buçuk as?r boyunca bu yap?y? sürekli büyüttüler. Ortaya yaln?zca bir saray de?il, kendi kendine yetebilen küçük bir ?ehir ç?kt?.
Alhambra'n?n en dikkat çekici özelli?i budur.
Buras? yaln?zca hükümdar?n ya?ad??? bir konut de?ildir.
Yüksek surlarla çevrili gerçek bir yerle?im merkezidir.
?çinde saraylar, askerî garnizonlar, camiler, hamamlar, atölyeler, depolar, bahçeler, su sarn?çlar?, f?r?nlar, mutfaklar, devlet daireleri ve asker ailelerinin ya?ad??? mahalleler bulunuyordu. Ku?atma alt?nda bile uzun süre d??ar?ya ihtiyaç duymadan ya?ayabilecek ?ekilde planlanm??t?. Günümüzün "kendine yeten sürdürülebilir ?ehir" anlay???n?n yüzy?llar önce uygulanm?? örneklerinden biridir.
Ancak Alhambra'n?n gerçek mucizesi ta? de?il, sudur.
Sierra Nevada'n?n kar sular?n? kilometrelerce uzakl?ktan e?imi milimetrik hesaplarla getiren mühendisler, suyu yaln?zca içmek için kullanmad?lar.
Su burada hayat?n mimar?yd?.
Avlular serinliyordu.
Bahçeler ye?eriyordu.
Havuzlar gökyüzünü yans?t?yordu.
?nce kanallardan akan suyun sesi, yaz s?ca??nda do?al bir serinlik olu?turuyor, ayn? zamanda ziyaretçiye huzur veren bir atmosfer haz?rl?yordu.
?slam mimarisinde cennet, alt?ndan ?rmaklar akan bahçeler olarak tasvir edilir.
Alhambra'n?n bahçeleri i?te bu dü?üncenin yeryüzündeki kar??l???d?r.
Generalife Bahçeleri yaln?zca çiçek yeti?tirilen alanlar de?ildir. Onlar hükümdar?n dinlenme, dü?ünme ve do?ayla ba? ba?a kalma mekânlar?d?r. Serviler, portakal ve nar a?açlar?, güller, yaseminler ve su yollar? bir araya gelerek ta? ile tabiat aras?nda kusursuz bir denge kurar.
Mimaride ise hiçbir ayr?nt? tesadüf de?ildir.
D??ar?dan bak?ld???nda oldukça sade görünen yap?lar, içeri girildi?inde adeta dantel gibi i?lenmi? duvarlara dönü?ür. Mermer sütunlar gökyüzüne yükselirken mukarnaslar ????? binlerce parçaya ay?r?r. Geometrik desenler sonsuzlu?u, bitkisel süslemeler hayat?, Arapça hat yaz?lar? ise ilahi mesaj? temsil eder.
Özellikle Aslanl? Avlu, dünyan?n en zarif mimari eserlerinden biridir. On iki mermer aslan?n ta??d??? f?skiye, yaln?zca estetik de?il, ayn? zamanda geli?mi? bir hidrolik sistemin merkezidir. Suyun bas?nc? ve da??l?m?, yüzy?llar önce büyük bir mühendislik ba?ar?s?yla hesaplanm??t?r.
Duvarlarda tekrar tekrar ayn? cümle görülür:
"Ve lâ gâlibe illâllah."
"Allah'tan ba?ka galip yoktur."
Bu söz yaln?zca bir inanç ifadesi de?ildir; Nasrî Hanedan?'n?n devlet mührüdür.
Ne var ki tarih bazen en büyük ironileri kendi yazar.
Duvarlar?na "Allah'tan ba?ka galip yoktur." yazd?ran devlet, sonunda d??ar?daki ordulardan önce içerideki ihtiraslara yenildi.
Nasrî Hanedan?'n?n son y?llar? tam bir aile trajedisine dönü?tü.
Granada Sultan? Ebu'l-Hasan Ali, Bat? kaynaklar?nda Muley Hacén ad?yla tan?n?r. Ya?am?n?n son döneminde, esir al?nd?ktan sonra Müslüman olan Isabel de Solís'e, yani Zoraya'ya büyük bir sevgi besledi. Ondan do?an çocuklar?n? veliaht yapmak istemesi, ilk e?i ve Boabdil'in annesi olan güçlü devlet kad?n? Âi?e el-Hurra'n?n sert tepkisine yol açt?.
Art?k Alhambra'n?n koridorlar?nda yaln?zca su sesleri de?il, entrikalar da dola??yordu.
Âi?e el-Hurra kendi o?lu Boabdil'i tahta ç?kard?.
Baba o?luyla sava?t?.
Ard?ndan amca Muhammed ez-Zagal da iktidar mücadelesine kat?ld?.
Bir devlet üç hükümdar?n aras?nda parçalan?rken, d??ar?da Kastilya Kraliçesi Isabel ile Aragon Kral? Fernando birle?mi? tek bir krall?k kurmu?tu.
?çeride bölünmü?lük...
D??ar?da birlik...
Tarihin sonucu art?k kaç?n?lmazd?.
1492 y?l?nda Boabdil, Alhambra'n?n anahtarlar?n? Katolik hükümdarlara teslim etti. Rivayete göre saraydan ayr?l?rken son kez dönüp bakt? ve gözya?lar?n? tutamad?. Bugün "Müslüman?n Son ?ç Çeki?i" ad?yla bilinen tepede annesi Âi?e el-Hurra'n?n ona söyledi?i rivayet edilen söz, tarihin haf?zas?na kaz?nd?:
"Erkek gibi koruyamad???n vatan için ?imdi kad?n gibi a?lama."
Bu sözün tarihî olarak kesin biçimde do?ruland???n? söylemek mümkün de?ildir; ancak Endülüs'ün hazin sonunu simgeleyen en güçlü anlat?lardan biri olarak ya?amaktad?r.
Bugün Alhambra'y? gezen milyonlarca insan yaln?zca bir saray görmez.
Bir medeniyetin estetik anlay???n?…
Bilimin mimariye dönü?mesini…
Suyun sanata dönü?mesini…
Bahçenin cennet tasavvuruna dönü?mesini…
Ve en sonunda da iç çeki?melerin koskoca bir devleti nas?l tarihe gömdü?ünü görür.
Alhambra'n?n bana her ziyaretimde verdi?i ders ?udur:
Medeniyetler yaln?zca görkemli yap?lar in?a ederek büyümez; onlar? ayakta tutan adalet, birlik ve ortak ak?ld?r. Bunlar kayboldu?unda, en sa?lam surlar bile bir devleti kurtaramaz.
Granada'n?n k?z?l tepelerinde yükselen Alhambra bugün hâlâ dimdik ayakta duruyor. Çünkü o yaln?zca ta?lardan yap?lm?? bir saray de?il; insanl??a b?rak?lm?? büyük bir medeniyet dersidir.
Ve belki de bu dersin en güzel özeti, sekiz as?rd?r duvarlar?nda yank?lanan o cümledir:
"Ve lâ gâlibe illâllah."
"Allah'tan ba?ka galip yoktur."