GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
31 Mart 2023 Cuma 11:09

Şehir Plancıları'ndan askeri alanın sermayeye tahsisine tepki: ANAYASAYA, KAMU YARARINA VE İMAR MEVZUATINA AYKIRI...

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Bornova'daki askeri alanın 2,7 milyar TL bedelle sanayicilere tahsis edilmesinin kamu yararına, imar mevzuatına ve Anayasaya açıkça aykırı olduğunu bildirdi. Deprem felaketinden ders alınmadığını vurgulayan Şehir Plancıları: "Halkımızın ortak yararı için kullanılması gereken bir alanın yok pahasına satılmasına ve plan kararlarının değiştirilmesine karşı Anayasa, kanun ve yönetmeliklerin tanımladığı yetki ve sorumluluk doğrultusunda mücadele edeceğiz"

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi'nden yapılan açıklamada, Bornova'daki Cemal Gürsel Askeri Kışlası'nın da bulunduğu askeri alanın İzmir Ticaret Odası'na tahsisine tepki gösterildi. Bu girişimin önceki gün bizzat İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından kamuoyuna duyurulduğu, bölgede sanayi ve ticaret amaçlı kullanım amacıyla Milli Savunma Bakanlığı'na başvuru yapıldığının açıklandığı belirtildi. Şehir Plancıları Odası'nın açıklamasında, askeri alanlarının sermayeye tahsisinin anayasaya, kamu yararına ve imar mevzuatına açıkça aykırılık taşıdığı vurgulanırken şöyle denildi:

"29.03.2023 tarihinde İzmir Ticaret Odası(İZTO) web sitesi ve çeşitli medya organlarında Bornova`daki askeri kışlanın sanayi sitesi olacağı müjde olarak duyuruldu. Duyuruda Bornova İlçesinde bulunan Cemal Gürsel Askeri Kışlası`nın bulunduğu bölgede sanayi ve ticaret amaçlı kullanımların yer seçmesi amacıyla Milli Savunma Bakanlığına başvuruda bulunulduğu,  Bakanlığın 15 Ağustos 2022 tarihli yazı ile söz konusu kışla arazisinin İZTO`ya devrinin yapılabileceği, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener tarafından konuya ilişkin, "Kıymet takdiri; Milli Savunma Bakanlığımız tarafından 11 Kasım 2022 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu Lisanslı Karat Taşınmaz Değerleme Anonim Şirketi`ne yaptırıldı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından iletilen 30 Aralık 2022 tarihli yazıyla, ek bir bedel ödenmeksizin Bakanlığın talep ettiği tesislerin yapılması şartıyla bu araziye ait parsellerin yaptırılan kıymet takdiri sonucu belirlenen 2.732.500.000 Türk Lirası bedel karşılığında Odamıza devrinin yapılabileceği…"   ifade edilmektedir.

Öncelikle toplumun büyük kısmının bir arada yaşam alanı olması gerekirken sıkışma alanı haline gelen kentsel alanlar, nitel ve nicel açıdan yetersiz kamusal alanlardan muzdariptir. Kentsel alanlarda yapılan her yeni uygulama ile bu yetersizlik daha da artarken, mevcut kamusal alanların önemi daha da artmaktadır. Birçok kentsel sorunun çözümü için öncelikli olarak ele alınarak iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gereken kamusal alanların, zıt bir tutumla gözden çıkarılarak yapılaşmaya açılması kentlerde yaşadığımız gündelik sorunlar ile birlikte doğal afetler gibi sorunlarda da kentlerimizi çaresiz ve dirençsiz bırakmaktadır.

Askeri alanın, sanayi ve ticaret kullanımlarına dönüştürülmesine yönelik girişimin iş dünyasına arsa bulmak amacıyla yapıldığı iddia edilmektedir. Ancak  İzmir kentinde yürürlükte bulunan üst ölçekli plan kararları dikkate alındığında ‘‘Merkezi İş Alanları‘‘, ‘‘Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanları‘‘, ‘‘Organize Sanayi Alanları‘‘, ‘‘Küçük Sanayi Alanları‘‘ gibi istihdam ile doğrudan ilişkili kullanım kararlarının bulunduğu, üst ölçekli planlarda ayrılmış fakat günümüzde yetersizliklerini ortaya koyan somut analizler olmadan bahsi geçen iddianın da temelsiz olduğu açıkça görülmektedir. Hali hazırda planlarda yer alan bu alanları kullanmak yerine kamu arazilerine göz dikilmesinin rant dışında bir gerekçesi olabilir mi?

KAMUSAL MEKANLAR OLMALI

Yıllardır İzmir gündeminde olan İzmir İli, Bornova İlçesi, Hacılar Kırı olarak bilinen bölgede yer alan "Askeri Alan" ticari fonksiyonların getirilmesi amacıyla yapı yoğunluğunun arttırılması suretiyle, Şubemiz ile diğer meslek odalarının yoğun hukuk mücadelesine rağmen, büyük oranda  yok edilmiştir. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kentsel yerleşmeler içerisinde yer alan "Askeri Alan"ların kent dışına çıkarılması tartışması sermayenin bu alanlara dönük ilgisinin artmasına neden olmuştur. Askeri Alanlar"ın kent içerisinde sahip oldukları konum nedeniyle bu alanların "askeri alan" niteliğinden çıkarılması halinde yurttaşın aktif olarak kullanacağı kamusal mekânlara dönüştürülmelidir.

AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRI

Yıllardır kamu kullanımının tasarrufu altında kalmış bu alanın kamu niteliğinden çıkarılarak özel mülkiyete dönüştürülmesi kamu yararına açıkça aykırıdır.

Yürürlükte bulunan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ‘‘Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı‘‘ kullanım kararında yer almaktadır. Ancak 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Notlarının 7.6.2. maddesinde Askeri Alanlar ve Askeri Yasak Bölgelerin Askeri Alandan çıkarılması halinde "Kentsel Yerleşmeler içerisinde yer alan Askeri Alanların, Milli Savunma Bakanlığı`nın programı dahilinde Askeri Alandan çıkarılması halinde, bu alanlar sosyal donatı alanı olarak değerlendirilebilir." şeklindeki hüküm ile askeri alanların dönüştürülmesi durumunda kamusal kullanımlara ayrılacağı, bu nedenle de bu alanın mülkiyetinin kamuya ait olması hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, askeri alanların mevcut kullanım ve söz konusu plan notundan ötürü planlarda kamusal kullanım dışında bir kullanıma ayrılması bırakın imar mevzuatını açıkça Anayasaya aykırıdır.

DEPREMDEN HİÇBİR DERS ALINMAMIŞ

Askeri Alanlar ülkemizde, büyük alan kullanımları olarak ve sınırlı yapılaşma koşulları nedeniyle doğal nitelikleri açısından büyük ölçüde korunmuş alanlardır. Bu alanlar sahip oldukları konum ve nitelikler nedeniyle kent peyzajına olumlu katkılar sunmakta, 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında sıkça vurgulanan ‘‘yeşil kuşak‘‘ı tamamlayıcı nitelikteki alanlardır.

İzmir kentinin sahip olduğu mevcut yapı stoku, kamusal alan yoksunluğu ve deprem gerçeği dikkate alındığında askeri alanların askeri alan dışına çıkarılması durumunda vatandaşlarımızın en temel ihtiyacı olan kamusal alan dışında bir kullanıma dönüştürülemeyeceği açıktır.

30 Ekim 2020 Ege Denizi ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrası dirençli kent tartışmaları yapılıyorken kamu mülklerinin sermayeye adeta altın tepside sunulmasının bilime ve akla yatkın hiçbir açıklaması bulunmamaktadır. Son yaşanan depremlerden ders çıkarmayı reddeden, planlamayı sermayenin daha fazla rant elde etmek için araçsallaştıran anlayışı reddediyoruz. Sonuç olarak halkımızın ortak yararı için kullanılması gereken bir alanın yok pahasına satılmasına ve plan kararlarının değiştirilmesine karşı Anayasa, kanun ve yönetmeliklerin tanımladığı yetki ve sorumluluk doğrultusunda mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Yaşanması muhtemel bu akıl dışı girişime karşı başta İzmirlileri olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları itirazlarını yüksek sesle ifade etmeye davet ediyoruz."