GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
11 Kasım 2022 Cuma 12:31

CHP'li Sındır'dan Bakan Kurum'a İzmir tepkisi!

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2023 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonunda konuştu. Sındır, Aliağa'da yapılmak istenen Cüruf Toplama Tesisi ve Bakan Kurum başkanlığındaki toplantıya Tunç Soyer'in çağrılmamasına tepki gösterdi. 

20 yıllık AK Parti iktidarı boyunca toplamda yapılan 81773 başvuru içerisinde verilen ÇED olumsuz karar sayısının sadece 24 olduğunu söyleyen, Aliağa’ya kurulmak istenen Cüruf Bertaraf Tesisine halkın tepkisini dile getiren Milletvekili Sındır, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla İzmir’de gerçekleşen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in davet edilmemesinin devlet bürokrasisi, hiyerarşisi ve adabında kabul edilemez olduğunu söyledi. 

 

“SULARIMIZ, TOPRAĞIMIZ, HAVAMIZ SÜREKLİ KİRLENİYOR”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortaya koyduğu hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sındır, “Su varlıklarımız, yer altı sularımız, toprağımız, havamız sürekli kirleniyor. Maalesef dünyanın her yerinde durum aynı. Yapılan bilimsel araştırmalar ülkemizde de ilgili kamu kuruluşları değerlendirmeleri, TÜİK ve buna bağlı istatistikler bu gerçekleri önümüze koyuyor. Yüzey sularımızın neredeyse yüzde 80'e varan oranda kirlendiğini görebiliyoruz. Maalesef sağlıklı içme suyu bile arar olduğumuzu söyleyebilirim. Orman alanlarımızın, tarım alanlarımızın, meralarımızın çeşitli yasal düzenlemelerle AKP iktidarı döneminde madencilik, sanayi, enerji, turizm tesisleri, konut ve çeşitli faaliyetlere açılarak yok olmaya itildi, itilmeye devam ediyor. Sayın bakan; 2023 yılında 81 milyon metrekare millet bahçesi öngörünüz var ancak 2024 ve 2025’te bu alan hedefiniz “sıfır”. Anlaşılan, 2023'te millet bahçesi projeniz son buluyor. Hazırlanan kırsal konut projeleri hedeflenen sayılarında da durum aynı. Köy konutlarında 2023'te 490 proje hedef öngörünüz var ama 2024, 2025'te bu hedef yine “sıfır”. Bu yıllara yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın herhangi bir öngörüsü, hedefi yok anlaşılan. Ya da nasılsa seçim 2023’te, seçimden sonra da bunlara gerek yok diye mi düşünüyorsunuz” dedi.

 

“ÇED OLUMSUZ 24, ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARAR SAYISI 28 BİN 944”
AK Parti  iktidarı süresince verilen ÇED raporlarına ve ÇED raporu İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’na dikkat çeken Sındır, “2002'den bugüne verilen ÇED olumlu karar sayısı Türkiye'de 3 bin 117. ÇED gerekli değildir karar sayısı da 28 bin 944. AKP iktidarı boyunca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED olumsuz karar sayısı ise toplam 81773 başvuru içerisinde sadece 24. 20 yıl boyunca sadece 24 başvuruya ÇED olumsuz kararı vermişsiniz sayın bakan. Yani 80 binin üzerinde başvurudan bahsediyoruz. ÇED gerekli kararı da 729. İnceleme Denetleme ve Değerlendirme Komisyonuna (İDK) giden 3 bin 982, halkın katılım toplantısı ise 4 bin 686. Bakın, bir İDK toplantısından çıkan karar ne diyor; “…. tesisi projesiyle ilgili olarak hazırlanan ÇED raporu İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenerek son şekli verilmiş olup..." Sayın Bakan, böyle bir İDK raporu olabilir mi? İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun görevi ÇED raporuna son şeklini verip onun önünü açmak mıdır, sayın bakan? 2009/7 sayılı bir Genelgeyi hala uyguluyorsunuz. Bu Genelge uyarınca: "ÇED raporu mahkemelerce iptal edilen projelere, mahkeme kararıyla iptal edilmiş olsa da, yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olsa da, eksiklikler yeniden değerlendirilerek İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilir ve gerekli ÇED yine verilebilir." hükmünü taşıyan ve 2009 yılından beri maalesef uygulanan bir Genelge. Mahkemeyi arkadan dolanmak, mahkemeleri yok saymak "Mahkeme kararlarını acaba nasıl aşabiliriz?"in bir Genelgesi ve bunu hâlâ uyguluyorsunuz” dedi.

 “ALİAĞA VE İZMİR’DE YAŞAMI TEHDİT EDİYORSUNUZ”
Aliağa'da ağır sanayi kirliliğinin artarak devam ettiğini ifade eden Sındır, “1960 yılına kadar tarım alanı olarak tanımlanan bölge ağır sanayi bölgesi ilan edildi. Aliağa'daki farklı sektörlerdeki ağır sanayi kuruluşları ne yazık ki bölgede havanın, suyun, toprağın kirlenmesine ve canlı yaşamın olumsuz etkilenmesine neden oluyor. Böylesi büyük çevresel kirlilik yükü olan bölgeye kapasitesi dolmasına rağmen halen yükleniyorsunuz. Son olarak, Aliağa'ya yapılmak istenen Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık, Cüruf Bertaraf Tesisi için ÇED olumlu kararı verildi ve bölge halkı bunu istemiyor. İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Çanakkale, Balıkesir, Bursa illerindeki metal fabrikalarından çıkan 3 milyon 138 bin 573 ton atık, cüruf Aliağa'da birikecek. Daha önce Almanlarla, Ege Üniversitesinin ortak yaptığı bir araştırmada Aliağa'daki bir partikül maddenin İzmir Çatalkaya'da göründüğüne dair bilimsel tespitler var. Böylesi bir cüruf tesisine nasıl izin veriyorsunuz. Aliağa’ya, İzmir’e yazık ediyorsunuz, Aliağa ve İzmir’de yaşamı tehdit ediyorsunuz sayın bakan” dedi.

 “BU KABUL EDİLEBİLİR BİR DEVLET BÜROKRASİSİ DEĞİL”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla İzmir’de gerçekleşen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in neden davet edilmediğini soran Sındır şöyle konuştu: 

“Geçen gün İzmir’e geldiniz Sayın Bakan, bir toplantı yaptınız. Toplantıda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı vardı, toplantıda Sayın İzmir Valimiz vardı. Toplantınızda bürokratlar vardı, AFAD vardı, bir kişi yoktu Sayın Bakan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı. Neden? Kendisinin olmamasının nedeni de davete icabet etmediği için değil, davet edilmediği için orada değildi. AK Parti İl Başkanı bu konuda "Ne var canım, gelseydi, toplantı herkese açıktı." diye açıklama yaptı. Bu kabul edilebilir bir devlet bürokrasisi değildir, devlet hiyerarşisi ve adabına uygun değildir.”