GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Filiz Ekinci
YAZARLAR
17 Mayıs 2021 Pazartesi

Öğrenilmiş Çaresizlik;  Beş Maymun’dan, Üç Maymunu Oynamaya Yol Alış!

Yaşanılan olaylar karşısında  ne yaparsak yapalım bazen sonuç değişmez.  Bir  süre sonra da  boşa kürek çekiyormuşuz hissine kapılırız.Ya da başımıza geleceklerden korkarak var olan durumu kanıksarız.

Aramızdan birileri var olan duruma karşı çıkmak istediğinde  bile başımıza geleceklerin korkusuyla ya da hiçbir işe yaramayacağı inancıyla onu da engelleriz.

Öğrenilmiş çaresizlik, ''Psikolojik bir terim olarak; bir canlının kaçınılmaz olan caydırıcı uyaranlara maruz kalması sonucunda daha sonra karşı karşıya kalınacak ilave caydırıcı/tehlikeli uyaranlara karşı tepkisiz kaldığı genel bir durum olarak ifade edilebilir.''olarak tanımlanmaktadır.

George Robert Stephenson tarafından yapıldığına inanılan  ve bir grup maymunun korkuya karşı verdikleri tepkilere dayanan  bilimsel bir deneyde öğrenilmiş çaresizlik anlatılır.  İlk kez C. K. Prahalad ve Gary Hamel'ın Competing For The Future by Gary Hamel isimli kitabında geçmiş olan  bu deney hakkında bir kaynak belirtilmediği için deneyin hiç gerçekleşmediği düşünülür.

 Bir kafese 5 maymun ve tepesinde muzlar bulunan bir merdiven yerleştirilir.

 Bir maymun merdivenin tepesindeki muzlara ulaşmaya çalışınca, öteki maymunlar soğuk suyla sırılsıklam ıslatılarak cezalandırılır.

Bir süre sonra, bir maymun merdivene tırmanmaya yeltendiğinde diğerleri artık ıslatılmaya gerek olmadan, cezalandırılacaklarını bildikleri için, o maymunu engellemeye, dövmeye başlar.

Bunun üzerine doğal olarak, muzlar ne kadar cezbedici olsa da hiçbir maymun merdivene tırmanmaya cesaret edemez. 

Daha sonra bir maymun kafesten alınır ve yerine, eski deneyimi yaşamamış olan yeni bir maymun bırakılır.

Bu yeni maymunun yaptığı ilk şey de muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Ama bu kez de, daha ıslatılmadan, ıslatılacaklarını öğrendikleri için diğerleri onu hemen döverler.

Birkaç kez dövüldükten sonra yeni maymun da nedenini bilmemesine rağmen merdivene tırmanmaktan vazgeçer.

Bir süre sonra, deneyin birinci kısmında ıslatılmayı öğrenmiş olan ikinci bir maymun da yeni bir maymunla değiştirilir ve o yeni maymun da muzlara erişmeye çalıştıkça, ıslatılma olmadan dayak yemeye başlar ve merdivene çıkmamayı öğrenir.

İlk deneye katılmış ve ıslatılmayı öğrenmiş olan üçüncü ve dördüncü maymunlar da kafesten çıkarılıp yerlerine yeni maymunlar konduğunda sonuç aynı olur.

En sonunda ıslatılmayı bilen son, yani beşinci maymun da kafesten çıkarılıp yerine yenisi yerleştirilir.

Sonuç olarak, kafeste beş yeni maymun vardır.

Bunlar, daha önce soğuk suyla hiç ıslatılmamıştır.

Bunlar, cezalandırılmamışlardır.

Ancak, buna  rağmen muzu almak için beş maymun da  merdivene tırmanmaya  cesaret edemezler.

Cesaret edemediğimiz,

Sessiz kaldığımız,

Tepki vermekten korktuğumuz,

Böyle gelmiş, böyle gider dediğimiz,

Ne yaparsak yapalım, nafile bir çaba olduğunu düşündüğümüz,

Değiştiremeyeceğimize inandığımız,

Gücümüzün yetmeyeceğini sandığımız,

Ben kötü olmayayım  diyerek, bir kurtarıcı bekler gibi  başkasının tepki göstermesini beklediğimiz,

Bana dokunmayan yüzyıl yaşasın dediğimiz,

Mahallenin delisi ben miyim? diyerek, tepki vermekten kaçındığımız ,

Uğraşmak istemediğimiz,

Durumu kanıksadığımız, ne çok olay, kişi ve durumla karşılaşıyoruz hayatta…!

Karşılaştığımız olaylar karşısında edindiğimiz bu tarz düşünce ve davranış kalıplarının bizi  götürdüğü yer  ise ''öğrenilmiş çaresizlik'' oluyor...

Nelson Mandela, ‘’Cesur adam korkmayan değil, korkusunu fethedendir.’’ demiş.

Biz korkumuzu fethedemediğimiz için mi  savunma mekanizmalarımızla örülmüş  duvarlar arasında bir hayatı yaşıyoruz.?

Oysa,  biz  cesaret edemesek de,  ''Öğrenilmiş çaresizliği'' yaratan  olay ve kişiler durmuyor...

Kötülük olarak,

Gücü kötüye kullanarak,

Şiddet (psikolojik-fiziksel) uygulayarak,

Zorbalık yaparak,

Kadına, çocuğa, sokaktaki insana, çalışana ya da topluma korku salarak yoluna devam ediyor...

Psikolojide ve hukukta zorbalık; ''Daha üstün konumda ya da güçlü olanın karşısındakini genellikle istediklerini yaptırmak amacıyla etkilemesi, ezmesi ve gözünü korkutmasıdır. Bu durum, doğrudan sözlü veya fiziksel tacizi içerebileceği gibi isteksiz birini zorla ikna etmek, tehdit ederek ya da manipüle ederek istediklerini yaptırmak gibi daha üstü örtülü yöntemleri  kapsar.''

Zorbalığın  en yaygın örneklerine okulda öğrenciler arasında ve aile içinde bir bireyin (genellikle babanın) diğer aile üyelerine yaptığı psikolojik ya da fiziksel şiddet olarak rastlanılır.

 Eğer zorbalık,  işyerinde  bir kişi veya  bir grup tarafından yapılan bir eylem ise bu da ‘’mobbing’’ olarak adlandırılır.

Korkuyu yaymak için, kişileri tehdit etmek, bağırmak, hakaretvari sözler söylemek, hakaret etmek, söylenti yaymak, kötülemek gibi kişisel saldırıların yanı sıra izolasyon, mikro yönetim gibi manipülasyon taktikleri uygulanır.

‘’Cesaret ileri gitmekle, korku geride durmakla gelişir. ‘’ demiş, Latin yazar  Publilius Syrus.

Geride durarak, akıllı olmaya çalışıyoruz,

Yol-yordam diyerek susuyoruz,

Hukuk- adalet  bekliyoruz,

Kötülerle kötü olunmaz biliyoruz,

İnsanız, insanca davranıyoruz,

İnsanlık bizde kalsın diyoruz,

Oysa, bilerek ve isteyerek şiddet uygulayanlar,

Kötülük ya da zorbalık yapanlar,

Gücü kötüye kullananlar,

Amacına ulaşmak için her yol mübah diyenler...

Senin çeşitli nedenlerle geride durmanı  önemsemiyor...!

Dahası, durumun tepkisizliğinden güç alarak yoluna devam ediyor...

Ve  ‘’öğrenilmiş çaresizlik’’ bir süre sonra da '' üç maymunu''  oynayarak sürüp gidiyor...

Vadjra Düşüncesi

İlk olarak Japonya'da ortaya çıkan üç maymun figürünün felsefesinin 8. yüzyılda Hindistan'da ortaya çıktığı ve Budist rahipler tarafından Çin'e, daha sonra da Japonya'ya geçtiği düşünülmektedir. Hindistan'da ise üç maymun felsefesi Vadjra düşüncesine dayanıyor: ‘’Görmezsek, işitmezsek, konuşmazsak şeytan da bize dokunmaz, işimize karışmaz.’’

Kötülüğü, şiddeti  ya da zorbalığı; görmezsek, işitmezsek, konuşmazsak bize dokunmaz diye düşünürüz...!

Oysa, sen görmesen de,

İşitmesen de,

Konuşmasan da,

Bir gün mutlaka  seni  görür, işitir ve sana da konuşur...

Geride durduğumuz  ya da cesaret gösteremediğimiz  her durumda, cesaret bularak ve şiddetin dozunu arttırarak yoluna devam eder...

Peki ! çaresizlik öğreniliyor ise cesur olmak öğrenilemez mi?

Öğrenilmiş çaresizlik bulaşıcıysa,  cesaretin bulaşıcılığı  yok mudur?

Cesurca, merdivenin tepesine tırmanmak bu kadar zor mudur?

Yararlanılan Kaynaklar

-Prof.Dr. Coşkun Can Aktan, Araş.Gör. Serdar Yay,  Öğrenilmiş Çaresizlik ve Değişime Karşı Pasif Direnç, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 8, Sayı 2, 2016 ISSN: 1309 -8039 (Online)

-Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Zorbalık