GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Ahmet Güler
YAZARLAR
16 Ağustos 2019 Cuma

Eskiden devlet ormanları halka karşı korurdu

Eskiden devlet ormanları halka karşı korur, ormandan bir dal kesilmesine dahi izin vermezdi. Silahlı “Orman Kolcu Memurları” vardı. Orman köylüleri bunlardan çok korkar, ormana dahi giremezlerdi.

İzinsiz ağaç kesen köylülerin nakliye  araçlarına el konulur, tutuklanan ve suçu olmayan zavallı atlar, eşekler orman müdürlüğün önünde açlıktan telef olurlardı. Kamyon, traktör, ne varsa el konulurdu.

Çoğu kez sadece ihtiyaçları olan kışlık odunu kesen köylüler hapse düşer, aylarca mahkum olurlardı. Devletin ormanı “kutsal”dı, “dokunulmaz”dı.
Şimdi ise “halk ormanı devletten korumaya" çalışıyor. Türkiye’nin her yerinde devletin verdiği izin ile ormanlar yok ediliyor, taşocakları, madenler, jeotermal, RES, HES, konaklama tesisleri, atom santralleri gibi sözde yatırımlara kurban ediliyor.

Gün geçmiyor ki deniz gören en güzel bir yerde orman yangını çıkmasın. Orman yangınına müdahale edecek yangın uçakları hangarda bekletiliyor, yangın için devreye sokulmuyor. Aradan birkaç sene geçince bu yakılan ormanların yerinde hilkat garibesi bir turizm tesisi peydahlanıyor.
Belli ki yangın bu tesisi yapmak için çok daha önceden çıkarılmış, arazi orman olma özelliğini kaybetmiş, vahşi kapitalin hışmına uğramış.

Sonuçta devlet ormanı yok eden kişi veya kişilere karşı hiçbir şey yapmayarak üstelik destekler vererek ormanların, koyların, güzel olan her şeyin yok edilmesine yataklık ediyor.