GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Ahmet Güler
YAZARLAR
26 Ağustos 2019 Pazartesi

Brezilya'dan bana ne diyemeyiz

Ciğerlerimize aldığımız her nefesin yüzde 20’sini Amazon ormanlarından gelen oksijene borçluyuz. Şu anda Amozon’larda dakika başına üç hektar orman alanı yanıyor. 2019 başından beri Amazonlarda farklı bölgelerde 77 bin farklı orman ateşe verildi.

Birezilya hükümeti dün ani bir karar olarak Brezilya ordusunun ormanları korumak için devreye girmesini kararlaştırdı. Brezilya Amazon’larında sadece ormanlar yanmıyor, milyonlarca senede evrimin bize sunduğu yüzbinlerce bitki ve hayvan türü dünya sahnesinden siliniyor, ebediyete kadar kayboluyor.

Tüm dünya Brezilya’daki yangınlara karşı uluslararası ölçekte protestolar yapıyor. Ancak kapitalist tüketim ekonomisinin bu yangınların esas faili olduğunu herkes unutuyor.

Brezilya’nın fakir halkı bu ormanlar giderek bölgeyi yakıyorlar ve buralarda batı dünyasının talebi olan muz, hindistancevizi, palmiye yağı plantajlarını kuruyorlar.

İlk iki sene çok yüksek verim veren bu alanlar iki sene sonra verimsiz bir Çöle dönüşüyor.

Hemen akabinde Brezilya köylüleri bitişikteki ormanı yakıyorlar.

Eğer dünyanın zengin ülkeleri ve Çin buralardan hammadde ve ürün satın alımı kesse kesinlikle orman yakılması için bir sebep ortada kalmayacak.

Ama vahşi kapitalizm hiçbir kural dinlemiyor önüne gelen her şeyi yok ediyor.

Yeryüzünde yanan, kesilen her ağaç ciğerlerimizden bir parçanın koparılmasıdır.

Bana ne Brezilya’dan diyemeyiz.