SONKALEİZMİR- Kooperatif ve İZBETON A.Ş soruşturması kapsamında tutuklanan eski dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabından dün yayımladığı “Bölüm 1: Kooperatifçiliğin Doğuşu” serisinin bugün ikinci bölümünü yayımladı. “Atatürk ve Kooperatifçilik” başlığı ile yayımladığı yazısında cumhuriyet döneminde kooperatif modelini anlattı.
Soyer yazısında şu ifadelere yer verdi:
“BÖLÜM 2 - ATATÜRK VE KOOPERATİFÇİLİK
Kooperatifçilik II. Meşruiyetten sonra ve Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli bir sermaye birikim biçimi olarak görüldü.Atatürk’ün kooperatifçiliğe ilgisi, Cumhuriyet’in ilanından çok önceye gitmektedir.
23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasından 5 ay sonra, Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki İcra Vekilleri Heyeti, 27 Eylül 1920’de Meclis’e “Kooperatif Şirketler Kanunu Tasarısı” hazırlayıp sunuyor. Bu tasarı 28 Aralık 1920’de Meclis’te kabul ediliyor.
Meclis’te kabul edilen 5. madde çok önemli;
“Ziraat Müdür ve Memurları ile ziraat ve ticaret ve sanayi odaları ve tüm öğretmenler kooperatiflerin kurulması hususunda yardım etmek ve bu konuda gerekli bilgilerle donanmakla yükümlüdürler. Bunu yerine getirmeyen memurlar ve öğretmenler görevlerini yapmamış sayılırlar.”
Bu yaklaşımın devamı olarak İzmir İktisat Kongresi’nde kooperatiflerin kurulması, kuruluş sermayelerinin devlet tarafından karşılanması ve çiftçilerin kooperatiflere ortak edilmesi kararı alınıyor.
19 Mart 1923’te bizzat Atatürk tarafından yazdırılan “Kooperatif Şirketler” kitabı basılıyor. Kitap; “Kooperatif şirketlerin ülkemizde de kurulmaları ve çoğalmaları milletimiz için başlı başına bir iktisadi zafer olacaktır.” cümlesiyle başlıyor.
Ardından 21 Nisan 1925’te Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi kuruluyor. Reis-i Cumhur ve Başvekil İsmet Paşa, bir ve iki numaralı üye oluyorlar. 1929 yılında ise, “Zirai Kredi Kooperatifler kanunu” kabul ediliyor ve bu yasaya dayanarak 1 yılda 29.170 üretici, 191 kooperatif içinde örgütleniyor. Atatürk 1936 yılında, çiftliğinin çevresindeki üreticilerle birlikte bir kooperatif kurarak kooperatifte yeniden birinci imzacı olarak yer alıyor. Bugünkü anlamıyla ilk yapı kooperatifi de bu dönemde kuruluyor. 1934 yılında Ankara’da kurulan Bahçelievler Konut Yapı Kooperatifi ilk ortakları, evi olmayan devlet memurları oluyor.
Atatürk kooperatifçiliği yasalaştırıp, teorisini ortaya koyan ve hem üretici hem tüketici kooperatifine bizzat ortak olan dünyadaki tek liderdir.
1 Şubat 1931’de İzmir Ticaret Odasındaki konuşmasında Atatürk şöyle diyor;
“Kanaatim odur ki, muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak , maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmektir. Yoksa bir zayıf ile bir kuvvetlinin birleşmesinden bahsetmiyorum. Birleşmenin böylesi zayıf olanın kuvvetliye esir olması demektir."
1935 yılında, CHP Programı, 4. Büyük Kurultay tarafından kabul ediliyor.
Programın 10. Maddesi:
“Partimiz kooperatifçiliği ana prensiplerinden sayar, kooperatiflerin kurulmasına ve çoğaltılmasına önem verir.” diyor. Böylece kooperatifçilik CHP programının ekonomi bölümüne madde olarak giriyor.
Özetle; kooperatifçilik çağdaş Atatürkçü düşüncenin en önemli ekonomik temellerinden birini oluşturmaktadır.
Bundan sonraki bölümlerde; kooperatifçilikte nereden nereye geldiğimizi, konut kooperatifçiliğinin safahatini ve bundan sonra ne yapılması gerektiğine dair düşüncelerimi paylaşacağım.
Sağlıcakla kalın..!”