GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
4 Haziran 2020 Perşembe 09:27

MHP, AK Parti şemsiyesi altında mı seçime girecek?

AK Parti'nin üzerinde çalıştığı seçim sistemi değişikliği hayata geçirildiğinde barajın doğal olarak yüzde 20'ye çıkacağı ve MHP ile BBP'nin de bu durumda AK Parti şemsiyesi altında seçime gireceği senaryosu konuşuluyor.

AK Parti ve MHP'nin yeni kurulan partilerin önünü kesmek için seçim yasasında yapmaya hazırlandıları değişiklikte barav ve darltılmış bölge formülünün 'sakıncıları' üzerinde duruluyor.

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya'nın aktardığı bilgiye göre, değişiklik halinde HDP'nin milletvekili sayısını arttırması ve seçim barajının doğal olarak yüzde 20'ye çıkmasının sakıncası üzerinde duruluyor.

Bu durumda ittifaklar içinde yer alan diğer partilerin ittifakın en büyük partisinin şemsiyesi altında seçime girmeleri gerekeceğine dikkat çeken Sarıkaya, MHP ve BBP'nin bu durumda AK Parti çatısı altında seçime girmek zorunda kalacağına dikkat çekti.

Sarıkaya'nın "Siyasette "daraltılmış" korkusu" başlıklı yazısında aktardığı seçim sistemi tartışmaları şöyle:

Her mücadele öncesi gibi, koronavirüs günlerinden çıkan siyaset de tahkimata başladı…

Bunu bütün partilerde görmek olası, hemen hepsi cephe gerisinde sayım ve eksik tamamlama yaparken, cepheyi de kendisine en uygun hale getirmek için çaba gösteriyor.

Bu sadece iktidar için değil, seçime hazırlanan tüm siyasi partiler açısından geçerli…
Dikkat çeken de yeni sisteme uygun olarak bir yandan cephe gerisini tahkim ederken, diğer yandan da ittifak ortaklarını, yani müttefiklerini belirlemeye çalışıyor.
Çünkü yeni sistem, getirdiği koşullar nedeniyle ittifakları zorunlu kıldığı için, kim kiminle birlikte olursa daha başarılı olabileceğinin formülü üzerinde çalışıyor…
Salgın nedeniyle ara vermesi sonrası çalışmalarına yeniden başlayan TBMM’de iki gündür parti yöneticileri ve milletvekilleri ile sohbetimizin ana konusu da bunun üzerine kurulu…

Merhaba deyip sohbete başladığınızda, konuyu anında seçimin olup olmayacağına ilişkin sorularıyla sandığa taşıyor.

Üzerinde durdukları en önemli konu Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarında yapılacak düzenleme…

Öncelikle barajın yüzde 10’dan yüzde 5’e inmesinden hemen hepsi hoşnut…

BARAJ YÜZDE 20 OLUR

Üzerinde durdukları ise seçim bölgelerinin yeniden düzenlemesini getiren “esnek daraltılmış bölge” uygulaması.

İktidar tarafı, beş milletvekiline kadar illeri tek bölge olarak düzenleyen, bundan sonrasını da her 5 milletvekiline bir bölge gelecek şekilde bölümleyen düzenlemeyi getirmeyi hedefliyor.

Örneğin iki bölge olan Bursa’nın 20 milletvekili var, eğer esnek daraltılmış bölge uygulamasına geçilirse 4 bölgeye ayrılmış olacak.

Üçer bölgeli İstanbul 20, Ankara ise 8 bölgeye ayrılacak.

Seçmenin milletvekilini tanıması açısından önemli olan ve uzun yıllardır siyasi partilerin büyük bölümü tarafından da dile getirilen uygulama konusunda bu kez siyasetin kafası karışık.

Neden de daraltılmış bölge sistemiyle tekrar 1980’li yıllardakini anımsatacak şekilde bu kez kendiliğinden, doğal olarak çevre barajının gelecek olması.

Çünkü her 5 milletvekiline bir bölge düştüğünde baraj doğal olarak yüzde 20’ye çıkmış olacağı kaygısı var.

Mevcut uygulamada alınan oyların önce bire, sonra ikiye, sonra üçe diye her sıralı bölünmesinde ortaya çıkan rakama düşen oy oranına bir milletvekili verilmesini esas alan D’hont sistemiyle zaten fayda sağlayan yüksek oy almış partilerin, daha avantajlı hale geleceği kaygısı var.

YÜZDE 2’DEN, YÜZDE 20’YE

Çünkü her bir bölgede bu bölünme uygulanacak ve en fazla alan daha çok milletvekili çıkaracak.

Örneğin İstanbul’da bir bölgeye 30-35 arası milletvekili düştüğü için bölünmeler sonunda en dipte kalan partiye de bir milletvekili düşme ihtimali yüksekti.
Ancak bölünme bu kez 5 milletvekili ile sınırlı kalacağı için en çok alan partilerin avantajı haline gelecek.

Basit bir hesaplama ile örneğin İstanbul birinci bölgede 35 milletvekili var ve yüzde 2,8 oya bir vekil düşüyor.

Eğer esnek daraltılmış bölge sistemi uygulansaydı, 5 milletvekili olacağı için bu oran yüzde 20’yi bulacaktı.

HDP ENDİŞESİ

MHP ve İYİ Parti’deki kaygı ise bunun Güneydoğu ve Doğu’da HDP’nin işine çok yarayacağı noktasında.

Nitekim, 1983 sonrası getirilen düzenleme ile ANAP çevre barajının büyük faydasını görmüştü.

Çevre barajı illerin veya bölgelerin çıkardığı milletvekili sayısına göre yüzde 50’ye kadar çıkıyordu.

Neden de bir ilin veya çevrenin çıkardığı milletvekili sayısına bölünerek elde edildiği için 3 milletvekili çıkaran bir yerde çevre barajı yüzde 33 olarak uygulanıyordu.

Buna daha sonra bir de kontenjan milletvekilliği sistemi eklendi…

Uygulanan sistem ile ANAP 1987’de bir önceki seçime göre yüzde 8,83 oranında oy kaybetmesine karşın milletvekili sayısını ciddi oranda artırdı.

Uygulama 1995 Anayasa değişiklikleri ile sonlandı, çevre barajından vazgeçilip, tekli yüzde 10 barajı uygulamasıyla yetinildi.

O günden bu yana da uygulamada değişiklik olmadı…

BÜYÜKLERİN UHDESİNDE

Şimdi, az oy almış veya siyaset sahnesine yeni giren partilerin en büyük endişesi esnek daraltılmış bölge uygulanması halinde bir büyük partinin listesinden ancak seçime girilirse kazanma şanslarının olması.

Zaten, 1983 ve 1987 düzenlemeleriyle getirilen çevre barajı olumsuzluğundan kurtulmak için de 1991 yılında bazı partiler en çok oy alan partinin çatısı altında seçime girmişti.

Bu kapsamda daha sonra MHP adını alan Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ile Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) Refah Partisi çatısı altında seçime girerken, Halkın Emek Partisi (HEP) Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SODEP) çatısı altında hem yüzde 10 ülke hem de bölgelere göre yüzde 20’den yüzde 33’e kadar ulaşan çevre barajını aşmayı başarmıştı.

Dolayısıyla böyle bir uygulamanın bu kez de yeni kurulan 2 parti ile birlikte Millet İttifakı bileşeni DP ve İYİ Parti’yi CHP, Cumhur İttifakı bileşeni MHP ve BDP’yi de AK Parti çatısı altında seçime girmeye zorlayacağı endişesi hakim.

EKİM SONRASI

AK Parti’nin dün yapılan MYK toplantısı sonrası Sözcü Ömer Çelik’in açıklaması da gösteriyor ki, Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarında yapılacak değişiklikleri Ekim ayında yeni yasama yılına başlayacak TBMM’nin en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.

Siyasi partiler de bir yandan kongrelerinin, diğer yandan da yapılacak değişikliklerin siyasal hayata getireceği etkiyi bugünden hesaplamak için dışarıdaki mücadelenin tahkimatını yapıyor.

Şunu belirteyim ki özünde herkesin istediği bir düzenleme, getireceği yük açısından birçok partinin gözünü korkutuyor…

Bu da üzerindeki tartışmanın çok yoğun olacağını gösteriyor…