GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
8 Mart 2022 Salı 18:29

İzmir'de avukatlardan 8 Mart yürüyüşü

İzmir Barosu üyesi kadın avukatlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde kadın haklarını anlatan broşürler dağıttı. Sloganlar atan kadınlar, "İstanbul Sözleşmesi’nden de Medeni Yasa’dan da eşitlik ve laiklik ilkesinden de haklarımızdan da vazgeçmiyoruz. Haksızlığa uğrayan tek bir kadın dahi kalmayana dek direneceğiz" açıklamasını yaptı.

SONKALEİZMİR-İzmir Barosu önünde toplanan avukatlar, kadın haklarını anlatan broşürler dağıttı. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde "Kadın dayanışması yaşatır", "Nafaka hakkıma dokunma", "Eşit işe eşit ücret", "Şekli değil, gerçek eşitlik" yazılı dövizlerle yürüyen avukatlar, "İstanbul Sözleşmesi yaşatır", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganları attı.



İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VURGUSU

Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde avukatlar adına basın açıklamasını İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Elçin Kılınçer Ot yaptı. Açıklama şöyle:

"An gelir, zamanlar önemlidir. Bir an, mesela eşit işe eşit ücret istemini alevle boğmak istedikleri bir an. Bir an mesela, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak için yeter sayılan. Bir an utanmadan yalanlara sığınıp kadını köleliğe mahkum etmek için nafakayı kaldırma planları yapılan. Kadınlara bunları yapan faillere arka çıktığınız yargılamaların yaşandığı, içeriğinde kadınların yaşam hakkını gözetmeyen uygulamaların bulunduğu 5. ve nafaka hakkının süreye bağlanması, aile arabuluculuğu gibi uygulamalarla kadınları sindirmeyi amaçlayan 6. yargı paketi 1857'de kibritin çakıldığı anla aynı zihniyetin ürünü.

"İNANIYORUZ, BAŞARACAĞIZ"

Bu zihniyetin temsilcileri için sorunun nafakanın süresi değil, kendisi olduğunu; Medeni Yasa’daki haklarımıza da göz diktiklerini; soyut formülleriyle bizleri oyalamak istediklerini biliyoruz. Biliyoruz ki; boşanmak istediği için öldürülen kadınları umursadıkları için değil, boşanma hakkımızı kısıtlamak için politika üretiyorlar. Bu nedenle biz; İstanbul Sözleşmesi’nden de Medeni Yasa’dan da eşitlik ve laiklik ilkesinden de haklarımızdan da vazgeçmiyoruz. Haksızlığa uğrayan tek bir kadın dahi kalmayana dek direneceğiz. İnanıyoruz ki başaracağız."