GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
28 Aralık 2022 Çarşamba 15:24

İmamoğlu için Jet hızıyla gerekçeli karar!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda “Yargılamayı ciddiye almadığı ve olumsuz davranışları nedeniyle indirim uygulanmadı” ifadeleri yer aldı. 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerin iptal edilmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) başkan ve üyelerine “alenen hakaret” ettiği gerekçesiyle 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılanmıştı.

İmamoğlu'nun YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada karar 15 Aralık'ta açıklanmıştı. İmamoğlu'na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verilmişti.

17 SAYFALIK GEREKÇELİ KARAR
Gerekçeli kararda, Ekrem İmamoğlu’nun “Yargılamayı ciddiye almadığı ve olumsuz davranışlarda bulunduğu” gerekçesiyle cezada indirim uygulanmadığı ifade edildi.

17 sayfalık gerekçeli kararda, bu sebeple Ekrem İmamoğlu’na TCK’nın “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” konusunu içeren 53. maddesinin uygulanarak siyasi yasak getirilmesine hükmedildiği belirtildi.

Ekrem İmamoğlu'nun YSK üyelerine karşı hakaret suçunu basın önünde işlediği, “yüksek yargı mensuplarından oluşan Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde hakaret ettiği” kaydedildi.

Gerekçeli kararda şu ifadeler kullanıldı:

"İBB Başkanlığı sıfatı bulunan ve söylediği her söz Türkiye'de ve yurt dışında basın aracı ile kolaylıkla duyulan ve takip edilen sanık tarafından bu şekilde hakaret suçunun işlenmesi nedeniyle temel ceza alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmiştir.”

"YARGILAMAYI CİDDİYE ALMADI"
Gerekçeli kararda, Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi’ne hakaret suçundan adli para cezası aldığı söylendi ve şu ifadeler kullanıldı:

“Sanığın geçmişi ile ilgili mahkememizde olumsuz bir kanaat oluşturmuş olup, mahkememizde devam eden yargılama sürecinde 21 Eylül 2022 tarihli duruşmadan sonra basın mensuplarına devam eden davayla ilgili ‘olmaması gereken bir daha sürdürülüyor, boş işler bunlar’ şeklinde açıklaması, 11 Kasım 2022 tarihli duruşmadan sonra ‘şu mahkemeden utanç duuyorum, böyle bir yargılama olamaz, şaka gibi, trajikomik bir durum, beni zerre ilgilendirmiyor’ açıklamaları, yargılama sürecindeki davranışları ile mahkemece yapılan yargılamayı ciddiye almamış, bu olumsuz davranışlarından dolayı lehine indirim uygulanmamıştır.”

Mahkeme, bu gerekçe ile Ekrem İmamoğlu’na verilen cezada indirim uygulamadı.

Kararda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Sözlerine başlarken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya cevap verdiği ancak konuşmasının içeriğinde 31 Mart seçimini iptal edenlerin ‘ahmak olduğunu’ belirttiği, bu sözlerin muhatabının YSK üyeleri olduğunun duraksanmayacak şekilde açık olduğu” söylendi.

Gerekçeli kararda ter alan ifadelere göre mahkeme heyeti, “O sözlerin muharabı Süleyman Soylu denilerek cezadan kurtulmaya yönelik bir savunma yapıldı” değerlendirmesinde bulundu

HAKİM TARAFSIZLIĞI TARTIŞMASINA AÇIKLAMA
17 sayfalık gerekçeli kararda, ilk hakimin değişmesi konusuna değinildi:

“Davanın ilk hakimi davaya 28.05.2021 tarihinden 01.06.2022 tarihindeki beşinci celseye kadar yargılamayı yapmıştır. Sanık avukatları doğal yargıçlık ilkesi gereğince baktığını belirttikleri ilk hakimi 23.03.2022 tarihli duruşmada taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle hakimin tarafsızlığından şüphe duyduklarını ileri sürerek hakimi reddetmişlerdir. Hakimin yaklaşık 1 yıllık sürede davaya baktığı, delillerin toplanmış olduğu, iddia makamından esas hakkındaki mütalaanın alındığı, ancak sanık avukatlarının karar aşamasına gelen dava dosyasına sürekli bilimsel mütalaa, hukuki mütalaa adı altında 3 ayrı mütalaa sunduğu, her şey kameralar önünde cereyan ettiği halde tanıklar dinletme yoluna giderek, önceki hakimin çalıştığı dönemde bitirip karar verebileceği dava dosyasını gereksiz taleplerle meşgul ederek duruşmaların sürekli ileri atıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyası önceki hakim tarafından sonuçlanmış olsa da yine aynı şekilde hakimin tarafsız olmadığını ileri sürerek yargılamaya itiraz edecekleri ortadadır. Bu nedenle dava dosyasına bakan iki ayrı hakim hakkında da hakimlerin tarafsız olmadığı savunmaları yerinde görülmemiştir.”