GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
2 Nisan 2025 Çarşamba 09:36

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'dan sabaha karşı "boykot" açıklaması: Bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir darbe girişimidir!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, soruşturma başlatılan "2 Nisan tüketim boykotu" çağrılarına ilişkin olarak sabaha karşı sert bir açıklama yaparak, "Bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Ekonomimize bir darbe girişimidir!" dedi

Üniversite öğrencilerinin, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden süreçte, 2 Nisan’da tüketimin durdurulması için yaptığı "boykot" çağrısı geniş kesimlerde yankı buldu, destek çağrıları yapıldı.

Ancak dün akşam saatlerinde boykot çağrısı yapan paylaşımlara "nefret ve ayrımcılık" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla soruşturma açıldı. Soruşturmanın ardından, dün akşam peş peşe açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nden bakanlar, boykotu "ekonomiyi şantaj girişimi" olarak nitelendirdi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise sabaha karşı saat 03.57'de boykot çağrılarına ilişkin olarak sert bir açıklama yaparak, tüketim boykotu çağrılarını darbe girişimi olarak nitelendirdi ve boykota destek veren CHP'ye tepki gösterdi. 

Boykotun halk arasında kin ve düşmanlık tohumları ekmeye çalıştığını, gözaltı ve tutuklamalar sonrasında yapılan açıklamalardaki "işkence" iddialarıyla da Türkiye'ye iftira atıldığını öne süren Yerlikaya, CHP'nin çağrılarını keyifle izleyenlerin başında İsrail'in geldiğini iddia etti.

Yerlikaya'nın açıklaması şöyle:

"Gençlerimizi kendi siyasi emelleri uğruna sokaklara çağırıp iç karışıklık çıkarmaya çalışanlar; halkımız arasında kin ve düşmanlık tohumlarını ekmeye uğraşanlar, 'işkence yapılıyor' diyerek ülkemize iftira atanlar, şimdi de ‘'boykot çağrısı’ yapıyorlar.

Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?

Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durdukça, dünya siyasetinde dik ve güçlü bir duruş sergiledikçe, bölgesinde olup bitene seyirci kalmadıkça, hem milletimizin hem de mazlumların hakkını korudukça, birileri yine aynı oyunları sahneye koymaya başladı.

Şimdi de ‘'boykot’' diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek?

Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘Demokratik hak’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu?

Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir!

Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘Boykotla değil, üretimle büyürüz!’

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez.

Parti içi kavgalarınıza ülkemizi alet etmeyin!

İşçilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin gücü; gençlerimizin enerjisiyle, 7’den 77’ye, alın terimizi akıtmaya, bir ve beraber olarak Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine doğru yürümeye devam edeceğiz. #BoykotDeğilMilliZarar"