GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
18 Eylül 2019 Çarşamba 16:43

İYİ Parti'den erken seçim uyarısı

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, erken seçim iddialarına ilişkin konuştu. Ağıralioğlu, "Ekonomi bu durumdayken seçime gitmek intihardır" dedi.

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, Genel Başkan Meral Akşener liderliğinde toplanan Başkanlık Divanı’nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erken seçim iddialarına ilişkin konuşan Ağıralioğlu, "Ekonomi bu durumdayken seçime gitmek intihardır" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun HDP Diyarbakır İl Binası Önünde çocuklarının kaçırılarak dağa götürüldüğü iddiasıyla eylem yapan ailelerin yanına gitmesini eleştiren Ağıralioğlu, "Devlet terörle arasına mesafe koyamayan bir organizasyonun kapısına İçişleri Bakanı gönderecek kadar acze düşürülemez" dedi.

Ağıralioğlu konuşmasının devamında, "Devlet, terörü destekleyenlerin canına okur. Milletin anası ağlamasın diye terörün hamiliğini yapan ne kadar şer odağı varsa onların anasını ağlatır ki milletin anası ağlamasın. Vazifesi bu olanlar devleti sanki muhalefet kapılarında eylem yapacak acziyet görüntüsüne taşıyamazlar" ifadelerini kullandı.

İşsizliğin toplum gündeminde birinci sırada olduğuna dikkat çeken Parti Sözcüsü, "İşsizlik kalıcı bir hale gelmiştir. buna eğitim ve iş bulma işsizliği eklenince Türkiye ön görülemez bir ülke haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, güvenli bölgeye ilişkin açıklamalarını hatırlatan Ağıralioğlu, muhalefetin bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

HDP ÖNÜNE GİDEN BAKANLARA ELEŞTİRİ

Ağıralioğlu'nun açıklamasından bölümler şöyle:

"İktidar, icra makamıdır. İktidar eylem yapma yeri değildir. Devlet eylem yapmaz, algıyı yönetmez hakikati yönetir. Diyarbakır’da annelerin çığlığı üzerinden siyasete malzeme çıkarıldı. Bir hassasiyet ifade ettik biz. İktidarın HDP hamiliğine hamlettiği cümlelerimize açıklık getiriyoruz. Devlet algı yönetmez, hakikati yönetir. Bizim anaların çığlığını duyduğuna dair irademizi herkes duysun. Bu çığlık terörle yaptığımızı siyasi, askeri mücadelenin miğferi haline getirilmelidir. Ama itirazımız şuna, devlet terörle mesafesinin ayarlayamayan bir parti önünde hak aramaya çalışıyor bir görüntü veremez. Devlet icra makamı olarak bu çığlığın icrasını yapmalıdır.

Devletin bakanları terörle arasına mesafe koyamayan bir partinin önündeki eyleme katılamaz. Bu devletin itibarına suikasttır. Terörü destekleyenlerin canına okur devlet. Bu konudaki hassasiyetimiz devletin vakarı adınadır.

Devlet, terörü destekleyenlerin canına okur. Milletin anası ağlamasın diye terörün hamiliğini yapan ne kadar şer odağı varsa onların anasını ağlatır ki milletin anası ağlamasın. Vazifesi bu olanlar devleti sanki muhalefet kapılarında eylem yapacak acziyet görüntüsüne taşıyamazlar.

Şu anda yargımızı felç eden şey hiçbir şey bulamadıkları dosyalarda, ‘Buradan bizim üzerimize bir şey bulaşır mı?’ kaygısından beraat kararlarından çekinmeleri ve düzgün karar verememeleridir. Vatan hainliği gibi bir suçlama ile insanlar beraat etseler dahi bu algı ile yaşamaları tehlikeleri var. Bu itibar kaybının da önüne geçebilmeliyiz. Türkiye’yi 21. Yüzyıla taşıyacak bir anayasaya ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanlığı sisteminin eksiklerini siyasilerin ağzından duymaya başladık. Denge mekanizmalarının çalışmadığını herkes gördü.

Ağıralioğlu, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Göç dalgasını kaldıramayız' açıklamalarını değerlendiren İyi Parti Sözcüsü şöyle konuştu:

Tayyip Bey 'Yeni bir göç dalgasını kaldırmayız' dedi. Herkes gelsin hissiyatı hayatın gerçekleri ile karşılaştı. Devletlerin gücü, askeri, ekonomik gücüyle alakalıdır. Sadece konuşarak devletin yönetilemeyeceğini görmüş olduk. Ağzımıza her gelen şeyin neticesinin alamayız görünen budur.

ERKEN SEÇİM

Erken seçim iddialarına ilişkin bir soruya da cevap veren Ağıralioğlu, “Hükümetin seçim konusunda rasyonel davranamadığını gördük. Hükümetin siyasi esnekliğini kaybettiğini düşünüyoruz. Ekonomi bu durumdayken seçime gitmek intihardır. 31 Mart seçimlerinden sonra da seçim yenilenmez diye düşünüyorduk. Öyle cümleler kurdular ki siyaset tecrübesi olan insanlar öyle konuşmazdı. '1 oyla olsa kazanmak kazanmaktırdan', '13 bin oyla kazanmak olmaz'a geldik.

Henüz bir şey konuşmak erken. Meclis’teki siyasi aritmetik bozulursa bir seçim üzerinden konuşuluyor. Ekonominin böyle olduğu bir ülke seçim gündemini kaldıramaz. Geçen seçimden sonra da ifade ettik Milletin derdi geçimken ‘Seçim’ diyen tokat yer” diye konuştu.