GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Güncel
28 Nisan 2023 Cuma 17:35

ESİAD'da iklim krizi zirvesi...

ESİAD ve Rotary 2440. Bölge iş birliğiyle düzenlenen “İklim Krizi Zirvesi”nde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’i 2030 yılında “karbon nötr” şehir yapacaklarını belirterek, “Bunun zor olduğunu biliyoruz ama yapacağız. Başka bir önceliğimiz yok. Ekonomi ve ekolojiyi birlikte düşünmek zorundayız” dedi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da sanayi ve iş dünyasının odağının değiştiğini vurguladı.

Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) merkezinde düzenlenen İklim Krizi Zirvesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Rotary 2023 -2024 GLDG Ayda Özeren, Rotary ESRAG Zone 21 Başkanı Şafak Özsoy, Rotary 2440. Bölge İklim Krizi ve Çevreyi Koruma Ana Komite Başkanı İsmail Gökhan Çıtak’ın konuşmalarıyla başladı. Natural Rotary Kulübü Başkanı Meltem Onay’ın moderatörlüğünü üstlendiği zirvede, iki gün boyunca 6 panel ve yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Katılımcıların ayak izinin alındığı zirveden çıkan veriler İngilizce ve Türkçe olarak kitaplaştırıldıktan sonra İzmir’deki tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşılacak.

DİRENÇLİ KENTLER YARATACAĞIZ

Çok sayıda katılımcının yer aldığı zirvede konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dünyanın son 50 yılda 1.2 derece ısındığını belirterek, “Nasıl ki insanın ateşi 38 dereceye çıkınca hasta oluyorsa, dünyamız da hasta. Isısı arttıkça sağlığını kaybediyor. Biz deprem, sel, tsunami olduğunda şaşırıyoruz. Oysa bunlar hastalık belirtileri. Hiçbirimizin hasta bir gezegende sağlıklı olma ihtimali yok. Hastalığın en yoğun belirtilerini gösterdiği yer de ne yazık ki Akdeniz havzası. Daha fazlasıyla karşılaşacağız. Daha çok seller, hortumlar, tsunamiler göreceğiz. Bundan kaçış yok. Ama tüm bu afetlere karşı dirençli kentler yaratacağız. Önceliğimizi eski yapı stokunun iyileştirilmesi, gelecek kuşaklara daha iyi yaşam alanları oluşturulması gibi konulara vereceğiz. Başka çaremiz yok” dedi.

KURDA, KUŞA, AŞA

İnsanlığın doğanın bir parçası olduğunu ifade eden Soyer, şöyle devam etti: “Önemli yanılgılardan biri de doğayı çevre olarak tarif ediyoruz. Önce dilimizi değiştirmemiz gerekiyor. Çevre ne demek, merkezine kendinizi koyduğunuz bir şey demek. Biz adına çevre müdürlüğü, çevre bakanlığı diyoruz ama aslında doğayı kastediyoruz. Ama merkezinde bizim olduğumuz bir doğa. Bir kere öncelikle bunu değiştirmemiz gerekiyor. Biz doğanın ne merkezindeyiz ne üstündeyiz. Onun bir parçasıyız sadece. Sanki nehirleri, ovaları, dağları biz
yaratmışız gibi davranıyoruz. Anadolu’da çok güzel bir söylemimiz var. Tohum atarken ‘kurda, kuşa, aşa’ diye atılır. Aslında bunun bir matematiği var. Atalarımız ‘iki doğaya, bir bana’ demiş. Yani sürdürülebilirliğin matematiği böyle. Bizim dünyayı yeniden keşfetmeye ihtiyacımız yok. Kadim kültürümüzün bize bıraktığı mirası anlamaya ihtiyacımız var.”

SIFIR KARBON HEDEFİ

Avrupa’nın iklim nötr ve akıllı şehirler misyonuna Türkiye’den seçilen iki şehirden birinin İzmir olduğunu hatırlatan Soyer, “2050 yılındaki sıfır karbon hedefini 2030’a çektik. 2030’da İzmir, karbon nötr bir şehir olacak. Bunun zor olduğunu biliyoruz ama yapacağız. Bizim başka bir önceliğimiz olamaz. İZSU’da 100. Yılda 100 Proje hedefimizi açıkladık. Aslında halının altına süpürülen görmezden gelinen ne kadar kronik mesele varsa, ne kadar çözümsüz kalmış, ertelenmiş iş varsa o yüz projeyle bunları yapacağız ve bizden sonra torunlarımız da bu şehirde tıpkı bizden öncekiler gibi güvenle sağlıkla mutlulukla yaşayacaklar. Bunun için 20 milyar liralık bütçe ayırdık. Önümüzdeki 2-3 senede bu parayı harcamış olacağız. İzmir İktisat Kongresi’nde önemli bir tespit yapıldı. Ekonomiyle ekoloji arasındaki ilişkinin sadece ses uyumundan ibaret olmadığının tespiti yapıldı. Ekonomi ve ekolojinin birlikte düşünülmesi ve birlikte yol alınması gerektiği ortaya kondu. Bence o tespit iktisat kongresinin en önemli çıktılarından biriydi” diye konuştu.

EGE’DE 4 DERECELİK SICAKLIK ARTIŞI

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı’nda (COP 27) sunulan rapora göre önlem alınmazsa yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığının 2.4 derece artmasının beklendiğini vurguladı. İklim değişikliğinin Türkiye için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydeden Zorlu, şunları söyledi:

“Türkiye, içinde bulunduğu coğrafya itibarıyla, iklim değişikliğinin etkileri açısından dünyanın hassas ve kırılgan bölgelerinden birinde yer alıyor. Ülkemizde iklim değişikliğinin su ve toprak kaynakları üzerinde şiddeti giderek artan olumsuz etkiler yaratması bekleniyor. Türkiye’de yıllık ortalama sıcaklığın gelecek yıllarda 2.5-4 derece artacağı, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde 4, iç bölgelerde ise bu artışın 5 dereceyi bulacağı tahmin ediliyor. Gerek Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli raporları, gerekse yürütülen ulusal ve uluslararası bilimsel model çalışmaları, Türkiye’nin yakın gelecekte daha sıcak, daha kurak ve yağışlar açısından daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacağını ortaya koyuyor.”

GEDİZ VE MENDERES’İ BEKLEYEN TEHLİKE

İklim krizinin etkilerini azaltmak ve küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için küresel sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması gerektiğini söyleyen Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya bu konuda adım atıyor. Bugün en fazla konuşulan dil İngilizce değil, sürdürülebilirlik. İş modelleri sürdürülebilir kalkınma amaçlarına göre şekilleniyor. Biz de ESİAD olarak, karbon emisyonlarını azaltabilmek adına yenilenebilir, yeşil enerji kaynaklarına geçilmesini savunuyoruz. Tarımın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek sektör olduğunu ancak aynı zamanda iklim değişikliğinin de en önemli etkenlerinden birini oluşturduğunu biliyoruz. Gediz ve Büyük Menderes Havzaları’nda bu yüzyılın sonunda yüzey sularının yüzde 50’sinin kaybolacağı, tarımda, yerleşimlerde ve sanayide aşırı su sıkıntısı yaşanacağına dair tahminler yapılıyor. Dolayısıyla su kaynaklarını doğru yönetmemiz gerektiğini her vesileyle ifade ediyoruz. ESİAD SÜR Konferansını SU temasıyla düzenlemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan iklim değişikliğine bağlı coğrafi insan hareketliliğine hazırlıklı olmamız gerektiğine de dikkatleri çekiyoruz.”

DOĞAYA HOYRAT DAVRANDIK

Rotary 2023-2024 GLDG Ayda Özeren konuşmasında doğaya verilen zararları telafi etmenin zorunlu olduğunu ifade ederken, ESRAG Zone 21 Başkanı Şafak Özsoy ise dirençli kentler yaratmanın önemini vurguladı. Özsoy, “21. Yüzyılın kaygıları ve beklentilerinde ekonomik kalkınma modeliyle işi yapmamızın fiili olarak mümkün olmayacağını görüyoruz. Yani 6 sermaye başlığının insan dahil, ekoloji, inovasyon dahil olmak üzere iş süreçlerine yerele, ulusal hükümetlere entegre edilmesi lazım. Dirençli kentler odaklı faaliyet göstermemiz lazım. Ekonomi şehirler üzerinden dönüyor artık. Ekolojiyi şehirle entegre edecek ara yüzlere ihtiyaç var” dedi.

Rotary 2440. Bölge İklim Krizi ve Çevreyi Koruma Ana Komite Başkanı İsmail Gökhan Çıtak da insanlığın üretim ve tüketim biçimiyle doğaya çok hoyrat davrandığını, iklim krizinin tetiklediği sorunlara kalıcı çözüm bulmak gerektiğini belirtti. Çıtak, “Tüm dünya kararlılıkla organize olup siyasi iradeyi, iş dünyasını dönüşüme zorlamadıkça adaletsizlik ve felaketler katlanarak geleceğe taşınacak” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Yaşar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Meneviş Uzbay Pirilli, iklim krizi başlığı altında bir konuşma yaparak katılımcıların karbon ayak izini ölçtü.