CHP Parti Sözcüsü ve ?stanbul Milletvekili Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde bas?n toplant?s? düzenledi.
Emre’nin aç?klamalar?ndan öne ç?kanlar ?öyle:
"Biz bir süredir CHP olarak ülkede yarg? ba??ms?zl???n?n ortadan kalkt???n?, verilen siyasi içerikli davarlarda bizzat iktidar eliyle kararlar verildi?ini ifade ediyorduk. Hukukun ve yarg? ba??ms?zl???n?n bütünüyle ortadan kalkmas?yla mahkemelerin öyle yazd??? gibi 'Türk milleti ad?na' de?il, iktidara yarayan ?ekilde kararlar verdi?ini ifade ediyorduk. Son günlerde ya?anan kabine de?i?ikli?iyle birlikte bizim bu iddiam?z, bizim bu tezimiz bizzatihi iktidar eliyle de do?rulam?? oldu. Çünkü yak?n tarihimize bakt???m?z zaman bir defa bütün siyasi içerikli davalar?n ayn? ki?i taraf?ndan, yani bugün Adalet Bakan? olarak atanan, daha evvelinde mahkeme ba?kan?, bakan yard?mc?s? ve ba?savc? olarak görev yapan ki?inin bütün bu kararlar? verdi?ini görüyoruz.
Verilen kararlarda siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler, toplumun önde gelen kanaat önderleri ne hikmetse mahkeme mahkeme gezip karar veren mahkeme ba?kan?, sonra bakan yard?mc?s?, sonra ba?savc?s? olarak da yürüttü?ü soru?turmalarla CHP’ye yönelik onlarca belediye ba?kan? bürokrat, üst düzeyde görev yapan parti yetkilisi hakk?nda soru?turmalar açt?, davalar düzenledi. Bütün bunlar?n kar??s?nda ödülünü de Adalet Bakan? olarak alm?? oldu.
"?ktidar bize aç?kça 'yarg? benim siyasi partimin bir uzant?s?d?r' diyor"
Türk yarg? tarihimizde, hukuk tarihimizde bir defa ?öyle bir örnek göremezsiniz. Bir ki?i çok yak?n zaman içerisinde hakim, sonra bakan yard?mc?s?, sonra savc?, sonra bakan olarak tekrardan görevlendirildi?i. Yani önce yarg? mensubu, yürütmenin bir parças?, sonra tekrardan yarg? mensubu, sonra tekrardan yürütmenin önemli bir k?sm?nda görev yapan ki?i. Burada asl?nda iktidar bize aç?kça ?unu söylüyor, diyor ki ‘Bundan sonra gizleme gere?i de duymuyorum. Yarg? benim siyasi partimin bir uzant?s?d?r.
Ben kendi iktidar?m? devam ettirmek için bundan sonra da bütün bu gerçekle?en operasyonlara devam edece?im. Türkiye'de hukukun h’si kalmayacak. Bundan sonra Erdo?an ve arkada?lar? iktidarda kals?n, saray rejimi devam etsin diye tüm bunlar uygulayaca??m.' Bütün bu hukuksuzluklar olurken görev yapan Adalet Bakanlar? sürekli kameralar kar??s?na geçti, 'Türkiye'de yarg? tarafs?z ve ba??ms?zd?r' deyip durdu. En son i? ?öyle bir noktaya geldi ki kendi koltuklar? da gitti. Devir teslim törenine bakt???m?z zaman yapabilece?i görevden giden Adalet Bakan?’n?n, önceki dönemi de savunan ki?i olarak kendi koltu?unu yükseltmek, kameralar kar??s?nda göreve yeni atanan ki?iyi insanlar kar??s?nda küçük dü?ürmek.
"?ktidar, sürekli saray entriklar?na ba?vuran bir yap?ya dönü?tü"
Bir di?er de?i?iklik ?çi?leri Bakanl???'nda. Orada da önceki ?çi?leri Bakan?’n?n 'Ben özgürlü?e gidiyorum' demesi ve yine önceki ?çi?leri Bakanlar?ndan birinin bir milletvekiliyle birlikte 'Gere?i yap?ld?' diyerek gülü?erek Yerlika’n?n görevden al?nmas?n? kutlad?klar?n? görüyoruz. Yani bu iktidar?n kendi içerisinde de birbirine dü?man, birbirinin koltu?unda gözü olan ve sürekli saray entriklar?na ba?vuran bir yap?ya dönü?tü?ü de hepimizin göz önünde duruyor. Bizim ya?ad???m?z dönem sadece Türkiye’ye özgü bir dönem de?il. Dünyadaki otokratlar?n, otoriter yönetimlerin uygulad??? bir reçete var. Siyaset bilimciler onu ?öyle tarif ediyor: 'Önce sorgulamadan emir uygulayacak sad?k bir kadro kur. ?kincisi ranta ve talana dayanan ekonomik kaynaklara yarat.
Üçüncüsü bu kayna?? sadakati sat?n almak için kullan. Muhalefet etmenin bedelini sürekli yükselt. Önce vergi cezalar?, idari yapt?r?mlar; daha sonra davalar, en sonunda hapishane. Bununla birlikte üniversiteleri ele geçir. Yarg?y?, kolluk güçlelerini ele geçir. Kamu istihdam?n? kontrol et. Kimin içeri girece?ini, ç?kaca??n? sen belirle. Medyay? ele geçir. Propaganda sansürden daha önemli. Ve her zaman haz?rda bir dü?man hikayesi yarat. Çünkü tehdit yoksa sen de yoksun.' Bununla birlikte yine siyaset bilimciler ?unu da söylüyor: ‘Bu model öyle bir model ki kendini imha eden bir çeli?ki var. Çünkü sadakatle sat?n al?nan ba?l?l?k, kaynak azal?nca buharla??r. Her ?eyden önemlisi de tarih boyunca böyle bir model hiçbir zaman sonsuza kadar sürmemi?tir.'"
"Soru?turmalar?n davaya dönü?mesinden hemen sonras?nda Adalet Bakan? olarak ödüllendirildi"
Brezilya örne?ini vererek sözlerine devam eden Emre, ?unlar? kaydetti:
"Bizdeki tabloya bak?n, ?stanbul Ba?savc?s?, cumhurba?kanl??? adayl???n? aç?klad?ktan sonra Say?n ?mamo?lu ve partimizin milyonlarca üyesinin deste?iyle ve milletvekillerimizin bütün imzas?yla cumhurba?kan? aday? gösterildikten sonra pe? pe?e yürüyen soru?turmalar, davalar kendisine, ailesine, mal varl???na, yak?nlar?na, dostlar?n yönelik soru?turmalar ve o soru?turmalar?n davaya dönü?mesinden hemen sonras?nda Adalet Bakan? olarak ödüllendirme. ?imdi bu iki örnek ve ya?ad???m?z bugüne kadarki gerçekler bütün ?u tabloyu ortaya koyuyor:
CHP olarak biz, bedel ödemekten korkmay?z. Geçmi?ten bugüne çok kereler siyasi mücadelelerden geçmi?, büyük bedeller ödemi? ancak yoluna devam etmi?, bu ülkenin en köklü partisi, dünyan?n en eski üçüncü partisi olarak yoluna devam etmi? bir siyasi partiyiz. Biz elbette ki ülkeyi içine dü?tü?ü bir ç?kmazdan ç?kartaca??z. AK Parti’ye oy veren, Cumhur ?ttifak? içerisinde oy veren, destekleyen kimselere ülkemizin ne büyük tehdit ve tehlike içerisinde oldu?unun alt?n? çizmek aç?s?ndan bu örnekleri anlat?yoruz.
"'Anayasa’ya sadakat' sözünün iktidar aç?s?ndan hiçbir geçerlili?i, anlam? yoktur"
Bu atamayla birlikte haliyle Meclis’te Anayasa gere?i gerçekle?mesi gereken bir yemin töreni ve orada da protestolar?n ya?anmas? çok do?ald?r. Parlamentolar?n gere?inde, dünyada protestolar vard?r. Bunun farkl? farkl? metotlar? olur. Ancak bütün bu olan bitene kadar oradaki Grup Ba?kanvekilimizin bir aç?klamas?, bir Anayasa’y? gösterme, ?çtüzük’ü gösterme gerekçesiyle Meclis’i yöneten Ba?kanvekiline do?ru yürümesine kar??n gördük ki AK Parti milletvekilleri kürsüyü i?gal etti bir vehim üzerine. Bizim kürsüyü i?gal edece?imizi dü?ünerek. Büyük bir zorbal?k, vandall?kla kar??l?k vermeye çal??t?lar. Ortaya ç?kan görüntüler, Gazi Meclismizin sayg?nl???na zarar vermi?tir.
Tüm dünyada Türkiye bu görüntülerle görülmü?tür. Dolay?s?yla bütün bunlar ortadayken ve bunlar?n sorumlusu ba?tan sona bizzatihi iktidar partisiyken iktidar çevrelerinden gerek Erdo?an gerek Parti Sözcüsü’nün partimize yönelik suçlamas? da anlams?zd?r. Çünkü bize Anayasa hat?rlatmas? yapanlar, Anayasa’n?n aç?k hükmüne uymayanlar, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlar?n? tan?mayanlar, A?HM kararlar?n? tan?mayanlar, hukuku tan?mayanlard?r. Dolay?s?yla bize demokrasi dersi anlatmaya çal??anlar?n, Türkiye'deki demokrasiye sava? açanlar?n, demokrasinin D’sine tahammülü olmayanlard?r, milli iradeye yarg? yoluyla kumpas kuranlard?r. O nedenle bize yönelik söylenecek ‘Anayasa’ya sadakat’ sözünün iktidar aç?s?ndan hiçbir geçerlili?i, anlam? yoktur. Burada olan biten her ?ey milletimizin hakemli?inde gerçekle?mektedir."