GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Çiğdem Kılıç
YAZARLAR
21 Haziran 2020 Pazar

SUSMA KENDİNİ İFADE ET

Rekreasyon; yapay kurallar olmaksızın yapılan, fiziksel etkinliğe dayalı bir eğlencedir. Kazanç amacı gütmeden, devamlılık zorunluluğu olmadan, kişiyi tazeleyen ve çevresiyle etkileşimini sağlayan bir zaman geçirme yoludur. İş ve uykudan arta kalan serbest zamanı kapsar. Toplumlarda varlığı sürdürmenin gerekliliklerinden birisidir, bireylerin bedensel psikolojik nefes alabilmelerine olanak sağlayan yaşam egzersizleriyle alışkanlıklarının, bir ülkeyi oluşturan nüfus dinamiklerinin ve farklılık arz ederek bunu yaşama dahil edebilmeleridir.

XXX

Okul öncesi tüm çocukların mentor ve motorik özellik kazandıran tüm fiziksel, sosyal ve kültür kazandıran aktiviteler konunun dahilindedir. Ergenlik çağındaki tüm gençlerin bedensel ve ruhiyetlerini destekleyecek programlara dahil edilebilmeleri, toplumların devamı için çok önemlidir. 64-102 yaş aralığındaki tüm bireylerin fiziksel eğlenceli aktivitelerini desteklemek, sohbet ortamı oluşturan doğa olaylarının tümüne eşlik etmek, mesire alanları, hobi edinme odaları, restaurant, kafe, mini golf sahaları, müzik dinleme merkezlerinin varlığı, kültürel geziler ve sosyal hayatı canlandıran tüm aktivitelerle bu yaş grubunun mental yorgunluğunu gideren bir nebze nefeslenmelerini destekler nitelikte olmalıdır.

XXX

DSÖ’nün desteklemiş olduğu dengeli beslenme kriterini yakalamak, beden için gerekli fiziksel egzersiz yoğunluğunu alışkanlıklar arasına koyabilmek genç ve üstü yaş grubunu içerisine alarak sağlıklı, toplum ve devamlılığına destek sağlar. Rekreasyon cinsiyet ayrımı yapmadan, sosyal statü gözetmeden eşitlikçi ortamlar sunabilen tüm aktiviteleri dahil eden çok önemli unsurlardan bir tanesidir.

Türk toplumunun bu yönünü destekleyen programlara tarihsel süreçte baktığımızda eşitlik ilkesinin esas alındığını görebilmekteyiz. Osmanlı dönemi rekreasyon aktivitelerine bakıldığında esnaf ve sanatkarların oluşumları dikkate alınır. Cumhuriyet dönemi durum biraz farklı olmakla beraber süregelen ve edinilen alışkanlıkların günümüze kadar gelebildiğini söyleyebiliriz.

Esas olan toplumun sağlıklı bireylerinde oluşması ve bu oluşumun nesiller boyu devam edebilme başarısı göstermesidir. Ülkelerin petrol savaşı, silah savaşı, spor alanındaki savaşları cazibesini giderek yitirmektedir, toplumlar ve ülkeler daha çok egzersiz aktivite programlarının kalitesini oluşturmak ve alışkanlıkların değişmesi için çaba sağlayacaklardır, diyebiliriz ki bundan böyle rekreasyonel faaliyetlerin savaşında en öndeki ülkeler kazandıkları dinamiklerle daha güçlü toplum alt yapısına ve devamında söz sahibi olacaklardır. Bu yüzyılın savaşı da barışı da alışkanlıklar etrafında dönecektir. Anlamını yitirdiğimiz tüm kültürel oluşumlar, yeniden değer kazanacaktır. Birçok kavram yeniden hayat bulacaktır, komşuluk ilişkilerinin yeniden canlanması gibi… Dünya salgın hastalıklar, doğal afetler, nükleer tüm tehditler karşısındaki bilinmezlikleri ve acizliklerini ötelemek zorundadır, yeniden tazelemek için insanın insana, doğaya, kültüre, sohbete acil ihtiyacı var.

XXX

Sosyal engeli olmaktan kurtaran her şey insani değerleri yüceltecektir. İnsanın bütünsel varlığını devam ettiren her konu, kavram ve değerler bütünü bu kavram içerisinde incelenecek, daha güçlü toplum-rekreasyon-ülke en önde bu savaşı yürütecektir. Savaşlar asla bitmeyecek belki ama, insanlığı, canlı türünün devamını esas alan savaşlar artık ipi göğüsleyecektir. Konunun uzmanı kişiler değer kazanacaktır, yeni iş kolları canlanacaktır, yeni sahalar açılacaktır. Kendini bozmayan, kültürel değerlerinin esas alındığı insan sosyal hayatı canlanacaktır.

Karmaşası olmayan bir dünyada insanın insana deva olduğu bir dünya yaratmak elbette ütopik görünse de mümkündür. Katkımız olacaksa bir taşın altına da biz elimizi koyarız elbet.