GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Muzaffer Ayhan Kara
YAZARLAR
29 Haziran 2020 Pazartesi

O güzel akşamda nerelerdeydiniz?

Önceki gün İzmir Havagazı’nda çok önemli bir etkinlik vardı.

İzmir Büyükşehir, salgının ülkemizi ve İzmir’i sarstığı zorlu süreçlerde “kriz belediyeciliği”nin adeta kitabını yazdı. Başkan Soyer de önlem alsa da, her türlü riski göz alarak bu süreçte sahada oldu. Geminin gerçek bir kaptanı olduğunu gösterdi. O zorlu kriz belediyeciliği günlerinde dayanışmayla, gönüllülerin desteğiyle zorluklar çok daha kolay aşıldı. O günlerden geriye güzel anılar kaldı, zorluklarla mücadelenin tadı kaldı, dostluklar kaldı. Her bir gönüllünün hikayesi kaldı. O gönüllü gün oldu koli dağıttı, gün oldu fuardaki hollerde koli yaptı, gün oldu daldaki kirazı topladı, gün oldu maaşını paylaştı ihtiyaç sahipleriyle, gün oldu büyüklerimize el uzattı. Dayanışmanın binbir çeşidi yaşandı İzmir’de.

İşte Başkan Soyer, Havagazı’ndaki Gençlik Merkezi’nde büyük çoğunluğu gençlerden oluşan Dayanışma Gnüllüleri’ne bir teşekkür etmek istedi. Onların katılımını bir sertifika ile silinmez kıldı. Yüzlerce genç müzik eşliğindeki kokteylde Başkan Soyer’le dayanışma günlerinin hatırasını ölümsüzleştirdi. Ve öyle bir şey oldu ki orada… Daha önce hiç görmediğimiz… Yüzlerce genç Başkan Soyer’e inanılmaz coşkulu ve dinmek bilmeyen tezahürat yaptı. Bu spontane tezahürat Başkan Soyer’i duygulandırdı. Yaptığı konuşmada da duygularının izleri vardı. Öte yandan Başkan Soyer, ne olduğunun farkındaydı, üzerine neden gelindiğinin irili ufaklı kumpaslarla… “Yolumuz uzun ve daha da dikenli olabilir” derken demek istediği bunlardı. Ancak bir de inancı vardı; bu yoldan yürünerek “Aydınlık bir Türkiye’ye” ulaşılacaktı.

Onca coşkulu bir katılıma sahne olan Dayanışma Gönüllüleri sertifika buluşmasında dikkatimi çeken, yadırgadığım bir şey de vardı. CHP örgütü, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Meclis üyeleri, iştiraklerdeki yöneticiler -çok az sayıda orada olanları ayrı tutuyorum- o muhteşem dayanışma günlerinin coşkusunu paylaşmak için keşke orada olsaydılar. O coşku, onca gencin gülen yüzünü görmek bile iyi gelirdi. “Dayanışma” temalı bir akşamda aklımda kalan coşku ve görkemli tezahüratla birlikte bu zayıf fotoğraf oldu. CHP kendi içindeki dayanışmayı sıkı bir şekilde öremezse, kendi görkemli ittifakını en sağlam şekilde kuramazsa dışındaki kesimlerle ittifakını nasıl sağlamlaştırıp genişletebilir? Nasıl hedefe kilitlenip iktidara yürüyebilir? CHP örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın da kapalı toplantılarda en çok değindiği husus haklı olarak bu değil mi? Değiniyorsa, bu noktadaki zafiyeti gördüğü içindir. Yine kapalı toplantılarda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun uyarılarını burada tekrarlamama gerek var mı?