GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Haluk Güney
YAZARLAR
20 Temmuz 2020 Pazartesi

O HEYECANI YAŞAMAK

Şehir efsanesi felan değil… Yaşanmış bir olay…

Bana da bizim mesleğin duayenlerinden Gürkan Ertaç anlatmıştı…

Bakın anlatayım…

1980’li yıllar sanıyorum…  Bir Ankara seyahatinde  KSK  yöneticilerinin yolu, şimdiki adıyla Gençlik ve Spor, o zamanki adıyla Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne düşer…  Genel Müdür makamında o zaman Tevfik Sarpkaya oturmaktadır… Sarpkaya, KSK yöneticilerini büyük bir sıcaklıkla karşılar, çok yakın davranmaktadır… Bir süre sohbet ettikten sonra, daire başkanlarının hepsini odasına davet eder. Hepsi toplandıktan sona şöyle der;

“Bakın bu beyefendiler, Türkiye’nin en büyük spor kulübünün yöneticileri… Tam 17 branşta faaliyet gösteren KSK’nin idarecileri… Sporun her dalında onlar var… Şimdi onları alkışlamanızı istiyorum…”

Ne büyük onorasyon, ne büyük mutluluk değil mi?

Peki bunu niye anlattım ben şimdi…

Yine dönelim 1980’li yıllara… Hani KSK’nin 17 branşta birden mücadele ettiği, yıllara… O dönemde de şimdiki kadar olmasa da, büyük bütçeler, karşılanması zor rakamlar vardı… Ama o dönemde KSK camiasında bir heyecan vardı…  Hem de futbolda üst üste 7 yıl şampiyonluk kıl payı kaçsa da bitmeyen bir heyecan…

Hatırlıyorum o yıllarda, Karşıyaka’nın her yanı yeşil-kırmızıydı… Kaf-Kaf’a hizmet etmek için insanlar yarışırdı…Küskünlükler, kırgınlıklar yüzeysel olur, hiç kimse armaya, formaya, yeşil-kırmızıya küsmez, kulüpten kopma noktasına gelmezdi. Anlayacağınız Karşıyaka’da tüm kalpler KSK için atardı…

Bugün KSK taraftarı, 1980’li yıllarda o bitmek tükenmek bilmeyen heyecanı camiaya tekrar getirmek için çabalıyor. Dört sezondur transfer yasağına rağmen KSK armasını başarıya taşımak için ter döken gençlerin, 22 Temmuz’da Antalya’da Derincespor ile oynayacağı maç öncesi, bir sinerji yaratmaya çalışıyorlar. Daha düne kadar, eski futbolcu borçlarını denkleştirmede yönetime yardım etmeye çalışan taraftar, şimdi başka bir kulvarda atakta…

Diyorlar ki; “Karşıyaka'da yaşayan, içinde Karşıyaka'yı yaşatan herkes… Taraftar, iş insanı, eski yada yeni yöneticilerimiz, başkanlarımız, belediye başkanlarımız, siyasi partilerin temsilcileri, esnafımız, anneler, babalar, kardeşlerimiz, gün birlik olma günü. Gün Karşıyakamıza destek olma günü. Her yeri yeşil-kırmızılı renklerle, bayraklarımızla donatılım. Sen de bayrağını balkonuna, dükkanına ve mahallene as. Armanın yanında olduğunu göster.”

Gelin bu sese kulak verin. Gelin KSK camiası, yine tek yürek olsun. Heyecanı birlikte yaşayalım… Gelin küskünlükleri, kırgınlıkları, kısır çekişmeleri bir yana koyalım… Gelin yine tüm kalpler Kaf-Kaf için artsın… Üzüntüleri paylaşarak azaltalım… Sevinci, mutluluğu paylaşarak çoğaltalım…

İnanın bunu yaparsak, KSK yine “spor kulübü” kimliğini herkese gösterecek.  Kaf-Kaf branşlarıyla yine; “Türkiye’nin en büyük kulübü” diye örnek gösterilecek.

Haaa bir de unutmadan, yüreği KSK için atanlar, o heyecanı yaşayanlar, yani taraftarlar diyor ki; “Güzel günler, yola çıktı geliyor…”