GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Çiğdem Kılıç
YAZARLAR
19 Kasım 2020 Perşembe

Naim Naim Naim

İlk kez korkuyorum yazarken.. Nasıl anlatılır, mesela toplumları ayağa kaldıran duygunun sahibinin neler hissettiği... Ne derdim ‘TİME’ dergisine kapak olan tek sporcuydum derken! Mesela hislerim karışık mı olurdu! Adrenalin dolu bir coşkuyla heyecandan saç tellerim havaya mı kalkardı mesela! Anlatırken, yürürken gözlerimden yaşlar mı dökülürdi acaba? ‘NAİM’ olmak nasıl yaşanırdı mesela, en çok bunu merak ettim...

Naim, Naim, Naim sunucu televizyondan fırlayacakmış gibi haykırırdı adeta... Ve Naim yine rekor kırdı, Naim kendi rekorunu da kırdı, kilosunun üç katının on fazlasını kaldırdı, bu bir dünya rekoru, evet bu bir dünya rekoru derken… Nasıl ayağa kalkardı herkes, nasıl birleşirdi tüm toplum Naim ile gurur duyarken, nasıl severdi herkes Naimi, tüm anneler onu tekrar karnına koyup doğurmak isterdi, tüm babalar böylesi evlada sahip olmak isterdi, çocuklar bile Naim derken nasıl da coşkuluydular; anlat anlat bitmez, biter mi Naimi anlatmak!

Seul Olimpiyat Oyunları'nda tarih yazar ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Konseyi'nde kürsüde tarihi konuşmaya davet edilir. O bir dünya rekortmenidir kendi branşında. Sahi neydi savaşmak, neydi kazanmak?

O kazanmıştı savaşı üstelik.. Kimisi kalemiyle savaşır kitleleri peşinden koşturur, kimisi askeri dehasıyla bir ordu yönetip savaş kazanır, Naimin silahı Spor idi ve Halter idi.. Naim branşında en iyisini yapmıştı Seul Olimpiyat Oyunlarında. Üstelik de bu başarısını Bulgaristan'da ezilen, zulüm gören, isimleri değiştirilen, yok sayılan 2 milyon Bulgaristan Türk’ü için yapmıştı.

Dünya ve olimpiyat rekorlarını alt üst etmiş olan, cep herkülü Naim, BM kürsüsünden de savaşı kazanmanın vermiş olduğu yetki, gurur, özgüven, saygı ve tutkuyla tüm dünyaya bir kez daha meydan okuyordu. Özgürlük, özgürlük, özgürlük diyordu.

Bu konuşmanın ardından Bulgaristan hükümeti Türkleri yok sayamayacaktı ve Türkiye’ye göç etmelerine engel olamayacaktı artık. Bir insan, bir sporcu tek bir kurşun atmadan bir ülkeyi yenmişti, savaşını kazanmıştı. Onun adı ‘NAİM’. Dünya bir kez daha Naim’den son tokadı, son öğüdü, son örnek davranışı ayakda dinliyordu ve onaylıyordu..

Bitmez Naim bitmez

Bu yıl onu edebiyete uğurlayışımızın üçüncü yılı idi. Şimdi Naim derlerse ‘Özlem, saygı, gurur, sevgi’ deriz. Sevmek yüzünü görmek, sesini duymak demek değil, biz Naimi son nefesimize kadar seveceğiz. O dünya Halter litarütüründe gelmiş geçmiş, üstüne rekoru kırılmamış ve sadece kendi rekorunu kırmış bir sporcu olarak tarihe adını altın harflerle yazdıran bir sporcudur. Naim rekortmen olarak tüm spor otoritelerince saygı gören, özlem duyulan bir isim olarak kalacaktır.

Bu dünyadan bir ‘NAİM’ geçti. Ruhun şad olsun..