GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Yerel Yönetimler
25 Kasım 2021 Perşembe 13:01

Batur: İnsanlığa, ülkeye ihanettir...

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, Konak Belediyesi’nin ev sahipliğinde İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Proje ortaklığında düzenlenen Kadın Çalıştayı’nda kadına yönelik şiddete güçlü ve kararlı bir şekilde “Hayır” dendi.Başkan Batur, “Kadına şiddet insan hakları ihlalidir ve aslında yıkıcı etkileriyle bireye değil, topluma da şiddettir. Kadına yönelik şiddet, insanlığa, ülkeye ihanettir.' dedi.

Konak Belediyesi’nin ev sahipliğinde İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Proje ortaklığında düzenlenen ve iki gün boyunca sürecek Kadın Çalıştayı, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde birbirinden değerli isimlerin katılımıyla başladı. “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak ve bununla birlikte konunun tüm taraflarını bir araya getirerek acil bir eylem programı hayata geçirilmesi adına düzenlenen Kadın Çalıştayı’nın açılışında Konak Belediye başkanı Abdül Batur,  İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı ve Girişimci İş Kadınları Federasyonu Başkanı (GİFED) Huriye Serter, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Onur Üyesi ve CHP Eski Milletvekili Gülsün Bilgehan, TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon Üyesi ve CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, CHP Konak İlçe Başkanı Akın Küçükoğullarından, CHP İzmir İl Yöneticileri, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri, Kadın Kuruluşları Temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri, Sendika Temsilcileri ve muhtarlar katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştaya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter de mesajlarıyla yer aldı. “Özgür Kadınlar Güçlü Yarınlar” mottosuyla “Kadına Yönelik Şiddet”in konuşulduğu Kadın Çalıştayı, yerel yönetim, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üniversitelerin ilgili bölümlerinde çalışma yürüten akademisyenler, siyasetçiler ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

 

Batur “Eşitlik Elçisi” seçildi

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde düzenlenen çalıştay öncesi, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı ve Girişimci İş Kadınları Federasyonu Başkanı (GİFED) Huriye Serter, tüm kadın örgütleri adına Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’a “Eşitlik Elçisi” plaketini takdim etti. Serter, “Dünya ekonomik forumu eşitlik için 150 yıl var diyor. Bütün problem bir araya gelememek. Bugün burada bir araya geldik. Tek kanatla uçulmayacağını biliyoruz. Bu konuda sizin her zaman büyük destekleriniz var. Biz kadın örgütleriyle aynı yolda yürüyorsunuz, aynı hayale eşlik ediyorsunuz. Bu sebeple sizi ‘Eşitlik Elçimiz’ ilan ediyoruz” sözleriyle Başkan Batur’un Eşitlik Elçisi seçildiğini açıkladı.

Serter: Gerçek adaleti hakim kılmak istiyoruz

Çalıştayın açılış konuşmalarından ilkini gerçekleştiren İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı ve Girişimci İş Kadınları Federasyonu Başkanı (GİFED) Huriye Serter, 21. yüzyılda halen kadına yönelik şiddetin, kısıtlamaların var olmasının, kadının toplum hayatındaki yerinin yok sayılmasının utanç kaynağı olduğunu vurguladı. Şiddet göstereni değil, şiddete uğrayanı koruyan gerçek adaleti hakim kılmak için mücadele ettiklerini dile getiren Serter, “Toplumsal cinsiyet uçurumunun giderek artması ve buna yasalarla da karşı koyamamamız şiddetin artmasındaki en büyük etken. Tecavüze uğrayan kız çocuklarının ruhsal bütünlüğünün zedelenip zedelenmediğini soruşturan, kadın katillerine haksız tahrik adı altında ceza indirimi sağlayan adaleti değil, gerçek adaleti hakim kılmak istiyoruz. Şiddete uğrayanların değil, şiddet uygulayanların utanç duymasını sağlamak zorundayız” dedi.

“İstanbul Sözleşmesi’nin bu ülkede uygulanacağı günler yakın

Serter, konuşmasının devamında, Türkiye’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetle birlikte kadın hakları ile ilgili kazanımları pek çok batılı ülkeden daha önce elde eden bir ülke olmasına rağmen bugün, dünya cinsiyet eşitsizliği raporuna göre 156 ülke arasında 133’üncü sırada yer aldığını ifade etti. Huriye Serter, İstanbul Sözleşmesi’ne dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şunu çok iyi biliyoruz ki hukukun üstünlüğünü eşit yurttaşlığı, insan haklarını ve demokrasiyi yerleştirmek istiyorsak kadına yönelik ayrımcılığı ve şiddeti bu dünyadan silmek zorundayız. Fakat biz 2014 yılında üstelik kendi ülkemizde, üstelik meclis kararı ile, üstelik ilk imzalayan ülke olarak yola çıktığımız ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçtik’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Unutmamalıdır ki ülkemizin nüfusunun yarısı kadındır. Ve bu ülke canımızın istediği zaman kadınlarla ilgili kararları değiştirebileceğimiz bir ülke değildir. Biat etmeyeceğiz, susmayacağız ve sesimizi duyuracağız. Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan 100 yıllık geçmişi olan kadın hareketinin mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Eşitliğe inanan, eşitliği savunan erkeklerle birlikte, el ele, Ata’mızın gösterdiği ışıklı yolda ödün vermeden yürüyeceğiz. O sözleşmenin bu ülkede uygulanacağı günler yakındır.”

Batur: Kadına şiddet yıkıcı etkileriyle, sadece bireye değil, topluma da şiddettir!

Çalıştayın ev sahibi Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, konuşmasına yaşam hakkı elinden alınmış tüm kadınları rahmetle anarak sözlerine başladı. Başkan Batur, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sözlerime yaşama hakkı elinden alınmış tüm kadınları rahmetle, saygıyla anarak başlamak istiyorum Bizleri bir araya getiren çalıştaya böyle bir cümleyle başlamak istemezdim. Bu çalıştayda kadına şiddeti, kadın cinayetlerini de arzulamayı hiç arzulamıyorum ama ülkemizde kadınlar ve çocuklar için maalesef güzel şeyleri konuşmak imkansız. Çünkü kapkara bir tablo var karşımızda. Son 13 yılda üç bini aşkın kadını şiddete kurban verdik. 2019’da bu sayı 422’ydi, 2020’de ise 410. Bu yıl 11 ayda kaybettiğimiz kadınların sayısı 350. Tam bir utanç tablosu. Oysa onlar bugün bir yerlerde nefes alabiliyor, gülümsüyor, çocuklarına sarılıyor, onların büyüdüklerini görüyor olabilirlerdi. Ne yazık ki hepsinin yaşam hakkı elinden alındı.  Kadına şiddet insan hakları ihlalidir ve aslında yıkıcı etkileriyle bireye değil, topluma da bir şiddettir. Bir ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyor, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği ölüyor demektir. Sonuç olarak kadına yönelik şiddet insanlığa, ülkeye ihanettir.”

“Susmayacağız; şiddetin karşısında, kadınların mücadelelerinin yanındayız”

Şiddete karşı susanlar da en az şiddeti uygulayanlar kadar suçlu olduğunu dile getiren Başkan Batur, kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında, kadınların mücadelelerinin yanında olduklarını vurgulayarak, “Sözcüğün tam anlamıyla ülkemizde kanayan bir yara kadına şiddet. Sistemin çarpıklıkları, adaletsiz ve haksız uygulamaları kuşkusuz hiç birimiz insanca yaşama hakkı tanımıyor. Kadın, erkek, çocuk, genç ayırmıyor. Dilimize sinmiş bir şiddet, ağzımızdan küfür ve hakaret olarak çıkarken sakat akıllara önce kadınları aşağılamayı getiriyorsa… Çocuk gelinlerden berdellere, kuma getirmekten taciz ve tecavüzlere, şiddetin bu hali doğallaştırılmaya çalışılıyor, gizli ya da açık destek bulabiliyorsa… Ekonomik şiddet, gelir dağılımından sosyal güvenliğe, kadınlarımızı eziyor ve korkunç uçurumlara yol açıyorsa… Durum vahimden de ağır durumda. Çoğu kadın cinayeti genellikle herkesin gözü önünde yaşanıyor. Bu cinayetlerin kurbanları da daha önce suç duyurusunda bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlardan oluşuyor genellikle. Ne yazık ki cezaların yeterince caydırıcı olmaması katillerin işini kolaylaştırıyor. Bu ülkede adalet gerçek anlamda uygulanana kadar her gün bir ses olmak zorundayız. Öldürülen bir kadının sesi. İstismar edilen bir çocuğun sesi. Biliyoruz ki şiddete karşı susanlar da en az şiddeti uygulayanlar kadar suçludur. O yüzden biz susmuyoruz, susmayacağız. Kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında, kadınların mücadelelerinin yanındayız” diye konuştu.

“İstanbul Sözleşmesi yaşatır”

Başkan Batur, Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın hakları konusunda Türkiye’yi birçok ülkenin önüne geçirdiğini, ancak gelinen noktada geriye doğru gidildiğine dikkat çekti. İstanbul Sözleşmesi vurgusu yapan Batur, “Oysa Türkiye bugün Kadın Hakları’nda dünyanın örnek gösterilen bir ülkesi olabilirdi. Çünkü Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kadın Hakları konusunda dünyanın pek çok ülkesinden önce çok büyük adımlar atmış ve bizlere çok güzel bir ufuk çizmiştir. Aradan geçen neredeyse koskoca bir asırdan sonra bugün geldiğimiz noktada bir arpa boyu kadar bile yol alınmadığı gibi fersah fersah da geriye gittiğimizi görüyoruz. Bu geriye gidişin en büyük kanıtlarından biri de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıdır. O zaman da kınamıştık bugün de kınıyoruz. Bizim yerimiz İstanbul Sözleşmesi’nin yanıdır. Çünkü biliyoruz ki ve şöyle diyoruz; İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dedi.

Yol haritası olacak

Çalıştayın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde düzenlenmesinin önemli olduğuna değinen Başkan Batur, bu çalışmadan kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemek amacıyla acil eylem planı oluşturacak bir yol haritası çizileceğini ifade etti ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Çalıştayımızın, ülkemizdeki bu utanç tablosuna baktıkça ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Çalıştayımızda konunun tüm paydaşlarımızı; akademisyenlerimizi, siyasetçilerimizi,  iş dünyasından önemli isimleri, sivil toplum kuruluşları temsilcilerimizi bir araya getirerek kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemek amacıyla acil eylem planı oluşturmak istedik. İki gün sürecek çalıştayımızda çok önemli oturumlar yapılacak. Nice canımızı alıp götüren bu yaranın iyileşmesinde etkili olacak bir yol haritası çıkarmaya çalışacağız. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, tüm kadın derneklerimizin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği’nin başkanı ve yönetim kurulu üyelerine de katkılarından dolayı teşekkür ederim. Dün olduğu gibi yarınlarda da bu uğurda çalışmalarımızı sürdürecek, yaşam kalitemizi yükseltmek için hep birlikte çalışacağımızı bildirmek isterim. Kadına şiddete dur demek zorunda olmadığımız bir ülkede barış, sevgi ve özgürlük içinde yaşamak dileğiyle''